Mercedes GP Petronas F1 Takımı
Mercedes-Benz’in motor sporları geçmişi 1894 yılına kadar uzanmaktadır. Tarihteki ilk yarışlarında Gottlieb Daimler tarafından tasarlanan 954cc V2 motor kullandılar.
İlk adımdan sonra sayısız yarış kazandılar. 1901 yılından itibaren Daimler’in aracı; yarış pilotu ve aynı zamanda Daimler’in ortağı olan Emil Jellinek’in kızının adıyla yarıştırıldı ve bu da Mercedes’ten başka bir şey değildi.
1930’lu yıllarda motor sporlarında bugünkü adıyla Audi olan Auto Union ve Mercedes’in dominasyonu başladı ki bunda Nazi rejiminin bu takımları desteklemedeki katkısı yadsınamazdı. 1932’den sonra Avrupa’da yapılan yarışlarda alınan tüm şampiyonluklar bu iki takım arasında paylaşıldı. 1934 yılından itibaren takım Silver Arrows (Gümüş Oklar) adıyla anılmaya başlandı.
1954 yılında Mercedes-Benz ileri teknoloji kullanarak geliştirdiği Mercedes-Benz W196 aracıyla Formula 1’e ilk adımını attı. İlk yarış olan Fransa’da, Maserati’den transfer edilen Juan Manuel Fangio ile birinciliği; Karl Kling ile ikinciliği almanın yanında yarışta da en hızlı turu atan takım oldu. Fangio bu araçla 3 tane daha yarış kazanarak 1954’ün şampiyonu oldu.
Başarı aynı aracın kullanıldığı 1955 yılında da geldi. Mercedes o yıl da yarışları Fangio ve yeni takım arkadaşı Stirling Moss ile domine etti. Sezonu Fangio birinci Stirling Moss ise ikinci bitirdi.
Aynı yıl Le Mans 24 Saat yarışlarında bir Mercedes aracının seyircilerin arasına dalmasıyla pilot ve 80’den fazla seyirci ölmüş, bunun üzerine takım sezon sonunda Formula 1 de dahil bütün motor sporlarından çekildiğini ilan etti.
1992 sezonunda Sauber ile gayri resmi anlaşan Mercedes, Formula 1’e resmi olarak 1993 yılında motor ortaklığı ile geri döndü.
Ne tesadüf ki Michael Schumacher’i emekliliğinden döndüren ve Michael Schumacher’i F1 ile tanıştıran takım yine Mercedesti. 1991 yılında Jordan-Ford takımının bir pilotu tutuklandığı için takımın bir koltuğu boşalmıştı. Jordan bunu 150,000$ karşılığında Schumacher’e verdi ve bu parayı Mercedes karşıladı. Mercedes ile Schumacher arasında yapılan anlaşmada Mercedes F1’e herhangi bir takımla dönmesi halinde Schumacher’in kendileriyle yarışacağını belirten bir maddeyi eklemeyi ihmal etmemişti.
1993 yılında Mercedes; Sauber ile F1’e döndüğünde kendisine Sauber’e göre daha iyi bir takım bulan Schumacher’i kendi adlarına yarışması için zorlamadı. Bunu yıllar sonra Norbert Haug şöyle açıklayacaktır : “ O zamanlar Michael bize (aracımıza) göre çok çok daha iyiydi, zaten sonrasında Benetton ile şampiyonluklar kazandı; fakat onunla bir gün çalışmak her zaman aklımızın bir köşesindeydi.” diyecektir.
1995 yılında Mercedes; Mclaren takımına motor tedarik etmeninin yanında takımın küçük bir kısmını da satın aldı. 1994 yılında Senna’nın hayatını kaybetmesiyle pistlerde şampiyon pilot kıtlığı baş gösterirken diğer taraftan Mclaren-Mercedes takımının güçlü sponsoru Marlboro “şampiyon pilot isterim, şampiyon pilot isterim” deyip hem Mclaren’nin hem de Mercedes’in üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Mercedes tarafı Schumacher’e göz kırparken önlerine duvar gibi Schumacher’in Benetton ile antlaşması çıkıyordu. 1995 sezonunda Marlboro’nun baskısı işe yaradı ve emekli olmuş şampiyon pilot Nigel Mansell Mika Hakkinen’in takım arkadaşı yapıldı. 1995 yılının sonunda Benetton-Renault ile sözleşmesi bitecek olan Schumacher’in 1996 yılında Marlboro McLaren Mercedes takımına katılması bekleniliyordu ve Hakkinen’in Schumacher’in takım arkadaşı olmaya hak kazanması için mutlaka Mansell’i geride bırakması gerekiyordu.
Takıma şampiyon pilot Mansell getirildi getirilmesine; fakat bundan ne Mclaren ne de Mercedes tarafı mutluydu. Zaten bunun nedenini de zaman gösterecekti. 41 yaşında geri dönen Mansell kilolarından dolayı araca sığmakta zorlandığı için daha uygun bir araç tasarlanıncaya kadar ilk iki yarışa çıkamadı. Çıktığı iki yarıştan sonra da dönmenin kötü bir fikir olduğu açıkça görülüyordu.
1995’in ortalarına doğru Mercedes’in öncülüğüyle Mclaren-Mercedes takımı Schumacher ile görüştüğü ortaya çıktı. Bazıları Ron Dennis’in Alman pilotlarına karşı soğukluğu yüzünden anlaşamadılar deseler de bir süre sonra ortaya çıktı ki atı alan üsküdarı çoktan geçmişti. Ferrari Monaco yarışından sonra 50 milyon$ karşılığında Schumacher ile antlaşma imzalamıştı bile. Belki de Ron Dennis’in bu tavrı Senna ve Prost rekabetini bir seviye daha yükseltebilecek ‘Schumacher Vs Hakkinen’ rekabetini görmemizi engelledi. Mercedes’in umutları bir sonraki bahara kalmıştı. Birkaç yıl sonra nihayetinde bahar yüzünü göstermeye başlamıştı. 1998 yılının sonunda Schumacher’in Ferrari ile antlaşması sona eriyordu. Bunu bilen Mercedes, Schumacher’i takıma katmaya heveslense de Ferrari astronomik bir rakamla (54 milyon sterlinle) tekrardan Schumacher’i takımda tutmayı başardı.
1995 ve 2011 yılları arasında Mclaren-Mercedes ortaklığı 3 pilotlar ve 1 tane takımlar şampiyonluğu kazandı. Mercedes, 2009 yılında Mclaren’e ek olarak Brawn ve Force India takımlarına da motor tedarikliği yaptı. O sene Brawn hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazandı.
Mercedes Öncesi
Şu anki Mercedes GP takımının atası 1970-1998 yılları arasında F1’de yarışmış Tyrrell Racing takımıydı. 1999 yılında Honda ile işbirliği yapan Tyrrell Racing, BAR-Honda (British American Racing-Honda) oldu. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra 2006 yılında Honda takımın tamamını devraldı. Honda takımı 2008 yılında F1’den çekilince takım 2009 yılında Brawn GP adında yarıştırıldı. O sene Mercedes-Benz’in yüksek performanslı motorunun katkısıyla da takım hem pilotlar hem de takımlar şampiyonluğunu kazandı.
Pilotlar
Michael Schumacher- Araç no:7
Nico Rosberg- Araç no:8

Anahtar Personeller
Takım Patronu
Ross Brawn
CEO
Nick Fry
Mercedes-Benz Motor Sporları Başkan Yardımcısı
Norbert Haug
Mercedes-Benz Yüksek Performans Motor İdari Müdürü
Thomas Fuhr
Teknik Direktör
Bob Bell
Şef İşletim Sorumlusu
Rob Thomas
Şef Tasarımcı
John Owen
Aerodinami Başı
Loic Bigois
Araç Mühendisliği ve Dinami Sorumlusu
Craig Wilson
Şef Mühendis
Russell Cooley
Şef Yarış Mühendisi
Andrew Shovlin
Şef Pist Mühendisi
Simon Cole
Spor Müdürü
Ron Meadows
Yarış Mühendisi - Michael Schumacher
Mark Slade
Yarış Mühendisi - Nico Rosberg
Jock Clear (Kış testleri & Bahrain/Australia)
Tony Ross (Başlangıç 28/03/11)
Şef Mekaniker
Matthew Deane
MGP W02 Teknik Özellikleri
Şase
Karbon fiber yapı
Süspansiyon pushrod sistemi
Amortisör Penske
Lastikler Pirelli
Frenler Brembo
Fren disk/ped Karbon/Karbon
Direksiyon Karbon fiber yapı
Elektronikler FIA’nın standart ECU’su ve FIA’nın homologe ettiği elektrik ve elektronik sistemler
Transmisyon
Yedi hız ünitesinden oluşan vites kutusu
Vites değişimi ardışıl, yarı-otomatik, hidrolik etkinleştirme
Debriyaj Karbon kaplama
Boyutlar
Uzunluk 4800mm
Yükseklik 950mm
Genişlik 1800mm
Motor
Tip Mercedes-Benz FO108Y
Kapasite 2.4 litre
Silindir sayısı 8
Maksimum rpm 18,000 (FIA’nın düzenlemeleri çerçevesinde maksimum)
Yatış açısı 90°
Piston çapı 98mm (FIA’nın düzenlemeleri çerçevesinde maksimum)
Supap (Valf) sayısı 32
Ağırlık 95kg (FIA’nın düzenlemeleri çerçevesinde minimum)
Takım Sponsorları
PETRONAS
Aabar
Autonomy
Deutsche Post
MIG Bank
Allianz
Graham London
Henri Lloyd
İletişim
MERCEDES GP PETRONAS
Nicola Armstrong
Communications Manager
MERCEDES GP PETRONAS Formula One Team
T: +44 1280 844096
M: +44 7793 844549
MERCEDES-BENZ MOTORSPORT
Wolfgang Schattling
Director
Mercedes-Benz Motorsport Communications & Administration
T: +49 711 178 4008
M: +49 160 862 4864
E: wolfgang.schattling@daimler.com
Bradley Lord
Communications Manager
Mercedes-Benz Motorsport Communications
T: +49 711 178 4012
E: bradley.lord@daimler.com
MICHAEL SCHUMACHER
Sabine Kehm
Manager
Michael Schumacher
M: +41 798 881 108
E: sk@the-ms-office.ch
Website: www.mercedes-gp.com
Yazan: thrillercd
Kaynaklar: www.f1.com
- Takımların Tarihi - Ferrari II
- Williams Yıllar Sonra Zirvede
- Schumacher Taraftarı Olmak
- Kimi’nin Kaderi 2
- Takımların Tarihi - Ferrari
- Takımların Tarihi - Mclaren II
- Takımların Tarihi - Mclaren
- D-Smart'tan Dev Kampanya!(ymış)
- Vettel Kaldığı Yerden
- Geçmişte Gümüş Oklar
- Kim Mercedes mi ?
- Her Şey Değişti, Pilotlar - II
- Her Şey Değişti, Pilotlar - I
- Beni Malezya Yağmurlarında Yıkasınlar - Malezya GP
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden - II
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden
- Avustralya Yarışının Ardından
- Güzel Bir Gün F1 İçin - Avustralya Yarışı
- 2012 Sezonundan Beklentilerimiz
- F1 2011 Oyun İnceleme
- Benim Yalnız, Favori İkililerim
- En İyisi Kim?
- 2014 Turbocharger Dönemi
- 2012 Teknik Kurallarına James Allison’la Bir Bakış
- 2012'de Formula 1 TV Yayın Hakları Ne Olacak, Ne Olabilir?
- 2011 Sezon Değerlendirmesi Bölüm 1: Red Bull
- Değerli 2011'in Gözlemlenmesi
- Monza Fatihi Sebastian Vettel
- Formula 1 Tarihinin En İyi Motorları
- McLaren vs 2011
- Sezonun Bittiği Yer: SPA Francorchamps
- Spa-Francorchamps
- Mercedes GP Petronas F1 Takımı
- Brawn Yargılandı ve Asıldı
- Stratejik Button’ın Yükselişi
- Kanatlarını Son Anda Açan Red Bull ve Vettel
- Almanya GP Değerlendirmesi
- Zorlayıcı Hungaroring
- Vettel Hegamonyası Sona mı Erdi?
- Formula 1 Taksileri
- Nurburgring Günlükleri: Kanadı Kırılan Red Bull ve Vettel
- Gerçek Bir Yarış
- Nurburgring Günlükleri: Webber Üst Üste İkinci Kez Polede
- Hiçbir Şey Aynı Kalmaz
- Nordschleife’den Nurburgring’e
- Ferrari Fanı Olmak...
- Silverstone'da Tablo Kırmızıya Boyandı
- Bilinmezler Durağı Silverstone
- Avrupa GP Sonrası Gelişmeler
- Adına Yakışır Bir Avrupa GP(!)


Yorumlar (16 Gönderildi) - Tüm Yorumlar
İşte o yorumun durduğunun kanıtı:
Formula 1 öncesi yarışlarda Mercedes
Mercedes, 9 Eylül 1923'te Monza'da gerçekleştirilen Avrupa GP'de 'Benz RH' modeli ile mücadele etmiş. 6 silindirli 2.0 litrelik motora sahip olan Benz RH, aerodinamik görüntüsü sebebiyle 'Gözyaşı' lakabını almış.
1923 Avrupa GP, Monza, İtalya, Ferdinando Minoia'nın kullandığı 'gözyaşı' pit alanında;
goo.gl/dS6F9
Benz RH (1);
goo.gl/husgK
Benz RH (2);
goo.gl/moSqQ
1930'lu yıllarda Naziler, Mercedes ve Auto Union'a maddi destek vermeye başlamışlar. Yapılan yardımlar basının abarttığı kadar değilmiş, % 10 civarındaymış.
Bir tek Nazi iktidarı değil, Alman halkı da yarışlara ve takımlarına destek veriyorlarmış. 1935 Almanya GP'yi 300.000 seyirci izlemiş.
Silver Arrow isminin asıl sahibi W25 modeliymiş. Her ülkenin otomobillerinin kendi renklerine boyadığı yarışlarda Almanların rengi beyazmış (İngilizler yeşil, İtalyanlar kırmızı, Fransızlar mavi, Belçikalılar sarı). W25 yarıştan bir gece önce tartıya çıkarılmış ve ağırlığı 752 kg olarak ölçülmüş. O yıllarda yarış otomobillerinde 750kg olma zorunluluğu varmış. Mühendisler ağırlığı azaltmak için aracın boyasını sökmeye karar vermişler. Boyası sökülen W25 istenilen ağırlığa ulaşmış fakat çıplak gümüş yüzeyİ ortaya çıkmış. İstenilen ağırlığa gelen W25 yarışa katılma hakkını kazanmış ve yarışı birinci bitirerek 'Silver Arrow' lakabını almış.
W25;
goo.gl/G6A5O
1935 - 1939 yılları arasında yapılan yarışları Alman takımları domine etmiş. Mercedes ve Auto Union, o yıllar arasında gerçekleştirilen resmi yarışların 3'ü hariç hepsini kazanmışlar.
1937'de Mercedes-Benz yeni geliştirilen W125 ile tekrar zirvedeymiş. 5.6 litre, 8 silindirli, turbo, M125 kodlu motora sahip W125 sezon sonunda 12 yarışın 7'sini kazanarak Rudolf Caracciola’ya ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazandırmış.
W125;
goo.gl/dSU10
1938'de, W154, motorlara getirilen 3.O litre kuralına uymak için tasarlanmış. Yeni getirilen kural ile azalan ağırlık, 750 kg sınırını da ortadan kaldırmış. W154 ilk sezonunda, 9 yarışın 6'sını kazanmış ve Rudolf Caracciola’ya üçüncü Avrupa şampiyonluğunu getirmiş.
W154;
goo.gl/OalBI
30'ların sonlarına doğru yarışlar tamamen Alman yarış arabalarının hâkimiyetindeymiş. 1939 yılında İtalyanlar, Almanların rekabetini kırmak için Almanlar tarafından üretilmeyen motor hacimlerindeki arabalara yer vermişler ve yarışlara yeni kurallar getirilmiş. Alman yarış otomobilleri bir kez daha standartların dışında kalmış. Mercedes-Benz mühendisleri vakit kaybetmeden, sadece 8 ay içinde W165'i geliştirmiş. Tam zamanında tamamlanan W165, Trablus GP’de yine birinci gelen otomobil olmuş.
W165 (1);
goo.gl/IL8Yf
W165 (2);
goo.gl/3a1Tg
-Daha önce paylaştığım- Güzel bir hikaye
Savaş sonrası kendisini toparlamaya çalışan Almanya'da Mercedes için de işler kolay değilmiş. En ucuz yol olarak da depolardaki parçalardan bir otomobil yapmaya karar vermişler. Bu otomobil 300SL'miş.
300SL;
goo.gl/rET1G
1952 yılında Mercedes 300SL'leriyle Le Mans 24 Saat yarışlarına katıldığı zaman kimse onların kazanacağına ihtimal vermiyormuş. Çünkü Mercedes takımı, motor sporlarının bu en eski dayanıklılık yarışını o zamana kadar henüz kazanamamış.
Devrin en iyi 58 otomobili, 14 Haziran 1952 Cumartesi günü saat 16:00’da Le Mans pistindeki start çizgisinde yerini almış. 24 saat süren bu yarışta, ikinci yarıya gelindiğinde, sadece 31 otomobil devam edebiliyormuş.Mercedes takımından Karl Kling ve Hans Klenk’in araçları da yarıştan çekilmek zorunda kalmış. Diğer iki 300SL ise 2 ve 3. sıradaymış.
Zaman akıp finişe yaklaşıldıkça yarışan araçların sayısı giderek azalıyormuş. 4 saat kala 19, 1 saat kalaysa sadece 17 otomobil kalmış. İşte o esnada Mercedes takımı kimsenin ulaşamayacağı kadar açık bir farkla en öndeymiş.
Yarışı Hermann Lang ve Fritz Rieß’in kullandığı 300SL, 155,575 km/s’lik yeni bir rekorla birinci bitirerek Le Mans tarihine geçmiş. İkinci de Theo Helfrich ve Helmut Niedermayr’in kullandığı diğer 300SL olmuş. Organizatörler bu çifte zafer karşısında hazırlıksız yakalanmışlar: Mercedes’in kazanacağına ihtimal vermeyen yetkililer Alman Milli Marşı kasedini de getirmeyi unutmuşlar!
300SL’ler o sene Mille Miglia’da 2. ve 4. olmuş, Bern GP’sinde ilk üçün, Nürburgring’deyse ilk dördün tamamını oluşturmuşlar.
Bu yarışın videosunu Sinan kardeşim bulmuş ve bizlerle paylaşmıştı;
goo.gl/AJA8Q
Formula 1 dönemi yarışlarda Mercedes
Alfa-Romeo'nun yarışlardan çekilmesiyle azalan ilgiyi geri getirmek ve katılımı arttırmak için FIA, '52 ve '53 sezonlarında yarışları F2 kurallarına göre düzenlemiş. Bu durum, 1930'ların muhteşem Mercedes'inin 1951 yılındaki yarışlara geri dönme girişimini 1954 sezonuna ertelemiş.
1954'te Formula 1 kurallarına geri dönülmüş. Bu kurallarla 2.5 litrelik atmosferik motorlar geri gelmiş. O sezonda Lancia ve Mercedes Formula 1'e dönmüşler ve dönemin en iyi sürücülerini kiralamışlar. Bir çok önemli yeniliğe sahip Mercedes W196 aracını kullanan Fangio, Fransa Reims'deki ilk yarış öncesinde 200 km/sa hızın üstüne çıkarak ilk pol pozisyonunu kazanmış ve yarışta bir diğer Mercedes sürücüsü Karl Kling ile mücadelesinden sonra damalı bayrağı ilk sırada görmüş. Bu yarışta iki Mercedes damalı bayrağı 0.1 saniye farkla geçerken en yakın rakipleri 3. sıradaki Robert Manzon (Ferrari)'a tur bindirmişler.
W196;
S goo.gl/BiLMP
W196, İngiltere'de sürücülerini zorlamış. Aracın aerodinamik yapısı virajları almayı zorlaştırıyormuş. Bunun üzerine bir sonraki yarış olan kendi evlerindeki Almanya GP için Mercedes-Benz, W196 şasisinde gerekli aerodinamik düzenlemeleri yapmış ve yarışı kazanan taraf olmuşlar.
'55 sezonunda Mercedes yine güçlüymüş ve Fangio 3 yarış hariç hepsini kazanmış. Ancak 1955'ten sonra Mercedes spordan bir anda kaybolmuş. Teknolojik açıdan artık en üst seviyeye çıkmışlar, ancak, aynı yıl Le Mans'taki yarışta bir Mercedes aracının kazası sonucu 83 kişinin ölmesi de bu çekilmede etkili olmuş. Bu çekilişten sonra Mercedes 40 yıl spora dönmemiş. Le Mans'taki kazadan sonra ise geride kalan 3 Grand Prix yarışı da iptal edilmiş.
Mercedes'in motorsporlarından çekilmesine sebep olan Le Mans'daki büyük kaza 'Dünden Bugüne Formula 1'de şu şekilde anlatılmış;
"Tarihin En Büyük Faciası
O zamanların geleneklerinden biri de iyi sürücülerin aynı zamanda spor otomobil yarışlarına katılmalarıydı. 24 Saat Le Mans yarışı bunlardan en prestijlisiydi. Yarışta mücadelenin İngiliz Jaguar, Alman Mercedes ve İtalyan Ferrari arasında olması bekleniyordu. Her bir takımın spor otomobil yarışı programları en iyi dönemlerindeydi ve amansızca birbirlerine üstünlük kurma çabası içine girmişlerdi.
11 Haziran 1955 öğleden sonra saat 4'te yarış başladı. Ferrari ile Castelloti, Hawthorn'un Jaguar'ının önünde birinciliğe yerleşti. Kötü bir çıkış yapan Fangio ondördüncüydü. Fangio'nun otomobili hava frenleriyle avını parçalayan bir canavar gibiydi. Çok geçmeden Hawthorn'u yakaladı ve Jaguar'ı geçti. Hawthorn ve Fangio Castelloti'yi geçerken sanki 1953 Reims'de yaşanan efsanevi mücadelelerine kaldıkları yerden devam ediyorlardı. (Bu mücadeleyi 1953 sezonunun anlatıldığı ansiklopedi sayfasında aktarmıştım.) Saat 6:30'da ilk pit stop zamanı gelmişti. Hawthorn pitlerden önceki düzlüğe girdikten sonra pite daldı. Bu manevra hazırlıksız ve daha yavaş olan Macklin'in Austin-Healey'ini sola fırlattı. Solda yarışa hızla devam eden Pierre Levegh'in kaçış şansı yoktu. Mercedes'iyle saatte yaklaşık 210 km hızla Austin-Healey'e çarptı ve seyircileri pit düzlüğünden ayıran duvarın üzerine fırlattı. Otomobil alevler içinde kalmıştı; çarpışma, motoru ve ön takımı kalabalığın içine attı. Asrın kazasında 82 seyirci ile Pierre Levegh ölmüştü ve 100'ün üzerinde yaralı vardı.
Sarsılan Hawthorn'un yerini Ivon Bueb alırken, Moss da Fangio'nun yerine geçiyor ve yarış devam ediyordu. Onuncu saat sonunda Daimler-Benz yöneticileri birinci ve üçüncü devam eden Mercedes'leri yarıştan çekme kararı aldılar. Bir gün sonra saat 4 civarında Hawthorn'un damalı bayrağı gören ilk pilot olmasıyla kabus sona erdi. Bu trajedi, kazada yer alan masum İngiliz'in aklından ömür boyu çıkmadı."
Kazanın videosu;
goo.gl/DnIkI
Daimler-Benz 1956 sezonu için 300SLR yarış otomobilinin 'hardtop' (metal tavanı sökülüp takılabilen) sürümünü geliştirmiş. Fakat şirket 1955 sezonunun sonunda motorsporları faaliyetlerini durdurma kararı alınca 300SLR yarışa hiç çıkamamış. Yarışlara çıkamayan araç Test Bölümü Başkanı Rudolf Uhlenhaut'un şirket arabası olarak görev yapmış. Araca verilen 'Uhlenhaut Coupe' takma adı da buradan geliyormuş.
300SLR Uhlenhaut Coupe;
goo.gl/W36BN
Serdar kardeşim, sana da şunu söyleyeyim, bu yazdığım devede kulaktır, haberin olsun :)
2. resimde Ross Brawn çok komik durmuş ya :))
Bilgileri güncelledik .d
Yorum Yaz