Brawn Yargılandı ve Asıldı
Geçen sezon yaşanan 'lastik genişliği skandalı'nın ardından Ross Brawn, Ferrari'nin galibiyetle ayrıldığı ve şampiyonada büyük avantaj yakaladığı Monza'da üç kızgın takım patronu ile karşı karşıya kaldı.
Bu olayı tüm F1 kariyerindeki en kötü deneyim olarak adlandırıyor. İşte F1'in perde arkasında yaşananlara en iyi örneklerden biri olan bu olay hakkında bilmedikleriniz...
Kabul edin. Bir grand prix hafta sonunda aksiyon dendiği zaman aklınıza her santimetrekaresi 10 bin dolara mal olan o süper hızlı araçlar ve üzerlerinde aynı derecede pahalı jokeyler geliyordu. Şey... Aslında bu işin sadece yarısıymış. Ve İtalya Grand Prix'sinden önceki Cuma gününe kadar bunu biz de bilmiyorduk.
En azından bütün o ciddi kural yapıcılığının altında, FIA bir espri yeteneğini gösterdi. Ancak bu biraz kara mizah oldu. Kendileri de biraz acımasız ve tek yanlı olduğunu kabul ettiler. Ön lastik genişliklerinin ölçümü hakkındaki kuralın yeniden değerlendirilmesi hakkında tartışma sürerken (Monza'dan itibaren kabul edildi ve geniş lastikli Michelin kullanıcılarının aleyhine oldu), FIA, Cuma günkü basın toplantısı için şu isimleri bir araya getirdi: Ross Brawn (Ferrari, Bridgestone), Ron Dennis (McLaren, Michelin), Patrick Head (Williams, Michelin) ve Flavio Briatore (Renault, Michelin). Kabul edersiniz ki bu patlamaya hazır bir gruptu. Özellikle de bu trajikomik oyunu, aralarında F1 Racing'in gerçekleri arayan isimlerinin de bulunduğu çok sayıdaki meraklı gazetecinin önünde oynadıkları düşünülünce işler daha da karışık hale geliyordu.
Unutmayın ki burada kaybedilebilecek şeyler çok büyük. 2003 sezonunun bitmesine 3 yarış kalmış ve şampiyonluk yarışı iyice kızışmışken, Ferrari bir anda Michelin kullanan takımların kurallara karşı geldiğini söyleyerek soruşturma başlattı. Belki işin içindeydiler, belki de sadece başlatan taraftılar ama sonuçta Ferrari'nin tetiklediği bir araştırma sonucunda FIA Monza'dan itibaren lastik ölçümlerinin yarış öncesi değil, yarış sonrası yapılacağını açıkladı. Ve ön lastiklerin kullanıldıktan sonra genişleyerek yayılmasının, yine 270 mm'lik limitin içinde olması gerektiğini söyledi. Michelin'in yarışa zaten 269 mm ile başladığı düşünülür ve bir F1 lastiğinin yarışta başına gelen inanılmaz eziyeti hesaba katarsanız, yarış sonunda limitlerin dışına çıkacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Böylece Michelin 1-2 gün içinde yeni bir lastik yapmak zorunda kaldı ve muhtemelen önemli bir avantajını da kaybetti (Bridgestone hiç böyle sorunlar yaşamadı çünkü onların lastikleri zaten sadece 255 mm genişliğindeydi).
İtalya Grand Prix'si öncesinde bu olay gündemi en fazla meşgul eden konuydu. Macaristan Grand Prix'sinin ardından Bridgestone ve Ferrari tarafından ortaya atılan bu konuda Brawn da en fazla konuşan ve şikayet eden isim olmuştu. O yarışta Michael Schumacher, Fernando Alonso'dan (Renault), ilk F1 zaferine koşan İspanyol pilottan tur yemişti. Brawn adaletsizlikten dem vuruyordu. Şimdi ise yerler değişmiş, Brawn için bu hareketlerinin bedelini ödeme vakti gelmişti. Ve birazdan anlaşılacağı gibi, bu ödeme sadece medyaya yapılmayacaktı.
Ve içeri girdiler. En önde kendinden emin ama mesafeli duran Dennis yer alıyordu. Kimse ile göz göze gelmemeye dikkat eden Head saatiyle oynayarak yürüdü. Briatore daha biraz evvel elini bir elektrik prizine sokmuş gibi görünüyordu. Brawn biraz sonra oluşacak mahkeme ortamını bozmak için çok çalıştı ama Dennis'in kendisiyle çok isteksiz bir şekilde tokalaşması bunu boşa çıkardı. Sonra herkes sandalyelerine yerleşti.
Her zamanki gibi yanlarında en önemli yardımcıları olan basın ilişkileri sorumluları yer alıyordu. Gerektiğinde kalp masajı yapmaktan, konuların doğru ifadesine kadar pek çok şeyden sorumlu onlardır: McLaren'den Ellen Kolby, Williams'dan Silvia Hoffer ve Renault'dan Patrizia Spinelli. Hepsi neşeli görünüyordu ama Brawn'ın tarafında, Ferrari'nin endişeli görünen F1 basın sorumlusu Luca Colajanni aynı sakin özgüveni sergilemekte zorluk çekiyordu.
Önce işleri yumuşatma harekatı başladı. FIA'nın sunucusu, tecrübeli gazeteci ve yayıncı Bob Constanduros her zamanki gibi onun işi birkaç rutin soru sorup geriye çekilmekti. Peki lastiklerle ilgili kurallar ne olacak? Biz bu konuyu deşmek istiyorduk, bu konuyu ve Brawn'ın kendisini.
Önceleri işler beklendiği gibi gitti. Brawn daha önce dikkatle prova edilmiş konuşmasına başladı ve FIA'nın ön lastik ölçümlerinde yaptığı değişimi savunmaya başladı. Fakat birden senaryoda olmayan bir şey gerçekleşti. Head bir anda ayağa kalkıp konuşmayı kesti ve sakince "Madem böyle bir bakış açınız vardı, neden bu konuyu gündeme getirmeden 38 yarış boyunca beklediniz" diye sordu.
Sakin tondaki mantıklı yaklaşımın tuzağına düşmeyen Ross yanıtladı: "Patrick anladığım kadarıyla siz bu lastiği bu yıl Monaco'dan beri kullanıyorsunuz."
"Tamamen aynı lastik" diye parladı Patrick, "2001 Imola'da kullandığımız bileşenlerden hiç bir farkı yok."
Artık Brawn'ın siniri gözle görülebiliyordu: "Renault sizden farklı lastikler kullandı Patrick. F1'de kullanılan çok farklı Michelin'ler var. Biz bu durumun Macaristan öncesinde farkında değildik. Yani bizim bu konuda özel bir zamanlama yaptığımız iddiası doğru değil. Bu olayların sonucu Macaristan yarışından bir sonraki Çarşamba günü verilen o mektup (FIA üyesi Charlie Whiting'in tüm takımlar ve iki lastik şirketine gönderdiği mektup) oldu.
Head nefes bile almadan başını salladı ve bıçağı daha da derine batırdı. Bunu oturduğu yerden yapması hiç de kolay değildi aslında: "Bence bunun sonucu Macaristan'dan sonraki Salı günü sen, FIA Başkanı ve yarış direktörü arasında Maranello'da yapılan bir toplantı oldu."
İşler iyice kızışıyor öyle değil mi? Constanduros bu sırada toplantıyı sorulara açtı. F1 Racing'in yazı işleri müdürü Matt Bishop ilk sırayı aldı: "Bir hafta önce Autosport'ta şöyle bir açıklamanız vardı: 'Bu, Michelin'in kuralların etrafından dolaşmak için bir çabasıydı. Şimdi anlaşılıyor ki çok sayıda Michelin kullanan takım uzunca bir süredir kurallara uymayan lastiklerle yarışıyormuş.' Bunu gerçekten söylediniz mi ve halen bu sözlerinizin arkasında mısınız?"
Bu noktada Ross, Bishop'a buz gibi bir bakış fırlattı. Head yeniden söz aldı. "Ben demek istiyorum ki" diye devam etti, "Gerçekten Michelin gibi bir şirketin bilinçli olarak kuralların dışında bir lastik ürettiğine ve bunu kullandığına inanıyor musunuz? Yani bunun kurallara aykırı olduğunu bilmezler mi? Bunu defalarca kontrol etmezler mi? Şu anda konuştuğumuz konu kuralların yeniden yorumlanması."
Brawn bu tartışmaya girmedi. "Neden" diye sordu, "Ferrari ve Bridgestone hiçbir zaman 270 mm genişliğe yakın lastikleri kullanmadılar?"
Ross daha düz bir ifade kullanamazdı: "Bridgestone kurallara kendi bakış açısından yaklaşmış ve bir sınır tespit ederek oradan hareket etmiş." (Salonda hafif gülüşmeler duyuldu.)
Bu sözler Dennis'i olaya dahil olmaya itti: "Bu bence herkesi biraz yanlış yönlendiriyor" diyerek lafa girdi, "Yıllarca Bridgestone lastiklerini kullanmış biri olarak (Michelin'den önce), bu konuda oldukça deneyimli sayılırım. Biliyorum ki Bridgestone her zaman lastiklerinin performansını en optimum düzeye çıkarmak ister ve her zaman ön lastik geometrilerine karşı istikrarlı bir inançları vardır. Nasıl yapılması gerektiğini ve ideal genişliğini bilirler. Bu konuda düşünceleri fazla değişmedi. Ayrıca daha dar bir ön lastik, daha iyi bir aerodinamik profil yaratır. Yani bence Ross'un kuralların getirdiği sınırların ön lastiğin genişliğini belirlediği yorumu bizleri yanlış yönlendiriyor."
"Ben asla böyle demedim ve..."
Ross'un lafını keserek, "Olayı fazlasıyla yanlış yönlendirdi" diye ısrar etti Ron, "Bu kurallar nedeniyle yapılmış bir tercih değildi, performans nedeniyle yapılan bir tercihti."
Artık Dennis'i durdurmak imkansızdı. Brawn'ın olayları kendine göre yonttuğuna inanıyordu ve işi büyüttü. Zamanı geri çevirerek uzun uzun ünlü 'beryllium' yasağını anlattı. Mercedes bu egzotik maddeyi piston ve başka motor parçaları üretmek için kullanıyordu ama yasaklanmıştı. Daha sonra "milyonlar döktüğümüz vites kutusu" olarak nitelediği çekiş farklılığını gösteren sistemden bahsetti. Ona göre Ferrari, FIA'ya lobi yapıp yasaklanmasını sağlamıştı. Bu uzun konuşmanın temelinde, sürekli olarak Ferrari'nin beğenmediği şeyleri değiştirmek için FIA üzerinde oluşturduğu baskı vardı.
"Bence Ross'un diğer takımların paronayak davrandığı şeklindeki bakış açısı biraz acımasız" diye tamamladı sözlerini, "Karar verme pozisyonunda kim olursa olsun, bir kişi, bir heyet veya tüm kurum, bu çok zor bir yol. Bence insanlar bu işin ne kadar zor olduğunun farkında değil. Her zaman bir kararın, bir takımın işine yarayıp, diğerlerini zor durumda bırakacağı konusunda endişeler vardır."
Ferrari'ye karşı bir toplu saldırı gibi mi görünüyor? Peki şuna ne dersiniz? Zaman zaman F1 Racing'e de yazı yazan, halen de Sun China Morning Post gazetesinde çalışan Matthew Marsh daha sonra Patrick'e, FIA'nın bir kuralı yeniden yorumladığı veya açıklığa kavuşturduğunda hiç Ferrari'nin zarar gördüğü bir durum oluştuğunu hatırlayıp hatırlamadığını sordu. Bu sırada Brawn'ın kızgınlığı artık alenen belli oluyordu. Ancak Marsh geri adım atmadı ve iyice kızan Brawn'a dönerek soruyu Williams Teknik Direktörü'ne yönelttiğini hatırlatıp sözünü bitirmesine izin vermesini söyledi.
Patrick o kadar keyifle gülümsüyordu ki direk bir yanıt vermeden soruyu geçiştirmek içten içe kendini çok yaralamış olmalı. "O kadar uzun zamandır F1'in içindeyim ki olup biten her şeyi bir anda bilgisayar gibi hatırlayıp yanıt vermem imkansız" diyerek yarım bir yanıt verdi.
Hepimiz nefes almak için bir an durup en kötüsünün geçtiğini düşünürken F1 Racing'den Peter Windsor, Ross Brawn'a Kıyamet Günü sorusunu soruverdi: "Acaba Ferrari Yarışma Yönetmeliği'ndeki 179b numaralı kuralı uygulayacak mıydı? Şu ünlü 'geçmişi araştırma hakkı' kuralı. Yani yeni elde edilen bir bilgiye dayanarak geriye dönük olarak sonuçların yeniden incelenmesini isteyecek miydi?"
Ross fikri esprili olarak geçiştirmek istedi. "Böyle dedikodular var" dedi zorla gülümsemeye çalışarak, "Ferrari kendi pozisyonunu belirlemedi ve bu tip bir kararı almak beni aşar."
Windson ikinci bir soruyu araya sıkıştırdı: "Avusturya'da Cuma günkü ilk ölçümde Michael Schumacher'in otomobilinin gerekli ağırlığın altında olmasının sonucu ne oldu?"
Brawn sert bir şekilde "Gerekli ağırlığın altında değildik" diye yanıtladı, "Çünkü eğer kuralların altında bir ağırlıkta olsaydık, sıralama turlarına katılmamıza izin verilmezdi. Ve biz böyle bir ceza almadık. Sonuçta tanım gereği otomobilimiz gerekli ağırlığın altında değildi."
Constanduros işin iyice çığrından çıktığını görüp toplantıyı kestiğinde, Ferrari Teknik Direktörü hemen salonu terk etti. İçerde olanlar anında padoktaki tüm garajlara ulaştı. Herkes onun her hareketini takip ediyordu. Nasıldı? Hiç de iyi sayılmaz.
Alan Henry, F1 Racing, Aralık 2003
Onur Aybars
- Takımların Tarihi - Ferrari II
- Williams Yıllar Sonra Zirvede
- Schumacher Taraftarı Olmak
- Kimi’nin Kaderi 2
- Takımların Tarihi - Ferrari
- Takımların Tarihi - Mclaren II
- Takımların Tarihi - Mclaren
- D-Smart'tan Dev Kampanya!(ymış)
- Vettel Kaldığı Yerden
- Geçmişte Gümüş Oklar
- Kim Mercedes mi ?
- Her Şey Değişti, Pilotlar - II
- Her Şey Değişti, Pilotlar - I
- Beni Malezya Yağmurlarında Yıkasınlar - Malezya GP
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden - II
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden
- Avustralya Yarışının Ardından
- Güzel Bir Gün F1 İçin - Avustralya Yarışı
- 2012 Sezonundan Beklentilerimiz
- F1 2011 Oyun İnceleme
- Benim Yalnız, Favori İkililerim
- En İyisi Kim?
- 2014 Turbocharger Dönemi
- 2012 Teknik Kurallarına James Allison’la Bir Bakış
- 2012'de Formula 1 TV Yayın Hakları Ne Olacak, Ne Olabilir?
- 2011 Sezon Değerlendirmesi Bölüm 1: Red Bull
- Değerli 2011'in Gözlemlenmesi
- Monza Fatihi Sebastian Vettel
- Formula 1 Tarihinin En İyi Motorları
- McLaren vs 2011
- Sezonun Bittiği Yer: SPA Francorchamps
- Spa-Francorchamps
- Mercedes GP Petronas F1 Takımı
- Brawn Yargılandı ve Asıldı
- Stratejik Button’ın Yükselişi
- Kanatlarını Son Anda Açan Red Bull ve Vettel
- Almanya GP Değerlendirmesi
- Zorlayıcı Hungaroring
- Vettel Hegamonyası Sona mı Erdi?
- Formula 1 Taksileri
- Nurburgring Günlükleri: Kanadı Kırılan Red Bull ve Vettel
- Gerçek Bir Yarış
- Nurburgring Günlükleri: Webber Üst Üste İkinci Kez Polede
- Hiçbir Şey Aynı Kalmaz
- Nordschleife’den Nurburgring’e
- Ferrari Fanı Olmak...
- Silverstone'da Tablo Kırmızıya Boyandı
- Bilinmezler Durağı Silverstone
- Avrupa GP Sonrası Gelişmeler
- Adına Yakışır Bir Avrupa GP(!)


Yorumlar (47 Gönderildi) - Tüm Yorumlar
Yazıyı okuyup da Brawn'ın cevap veremediği yerlere cevap yetiştirme derdinde olan da var, suçlunun Michelin kullanıcıları olduğunu söyleyen de. Hatta beni eleştiren zevat da var. Bana laf yetiştiremediği zaman işin içine ailemi katan şahsiyet, hemen hemen her zaman yaptığı gibi yine elinden geldiğince bana sallamış. Sallasın... En azından benden bir şeyler öğrenmiş. En azından 'ekstradan 80 milyon dolar' konusunu kafasının içine yerleştirmişim. Neydi bu konu, kısaca hatırlatayım:
Ecclestone "Onun bahsetmediği tek şey, Ferrari'nin yıllardan beri diğer takımlara oranla aldığı ekstra para ve yıllardan beri aldığı diğer tüm ekstra şeyler oldu."
"Ferrari herkesten fazla para alıyor. Ne aldıklarını tam olarak biliyorlar; o kadar aptal değiller ancak açık da değiller. 80 milyon dolar daha fazla alıyorlar. Geçen sene markalar şampiyonluğunu kazandıklarında, Mclaren'in alabileceğinden 80 milyon dolar daha fazla aldılar."
"Ferrari'nin aldığı ekstra para ile daha fazla parayı sorma dışında şu anda ne yapmalı? Parayı diğer takımlarla paylaşmalı." dedi.
Ecclestone, Ferrari ile yapılan bu özel anlaşmanın 2003'e dayandığını söyledi.
Ecclestone "Diğer üreticiler ile arası kötü olan tek takımdı ve neden araları bozuldu? Burada 80 milyon dolardan kaynaklanıyor. Biz Ferrari'yi satın aldık. Ferrari'nin bağlılığını satın aldık. Bizim Ferrari ile olan anlaşmamız onları satın almamız konusundaydı ve böylece diğerlerine gitmeyeceklerdi." dedi.
Ben demiyorum, İhtiyar diyor ve Ferrari de ağzını açıp hiç bir şey diyemiyor. Zaten ne demesini bekliyorum ki?
Bay E'nin ve Sapık Max'ın açıkladığı diğer konulara girersem şimdi iyice uzayacak. Ama lastik konusundan devam etmek isterim.
Neden Williams 2001'de, McLaren 2002'de lastik tedarikçisini değiştirdi? Biliyorsunuz lastik -en azından o zamanlar- başarının 4 temel unsurundan biridir. Hadi Williams'ı geçtim, McLaren şampiyonluklar yaşadığı ortağından neden ayrıldı? Ayrılmaktan başka yol kalmadığını gördü de ondan. Başta, McLaren ve Williams olmak üzere diğer kullanıcıların lastik dataları anında Maranello'ya ulaşıyordu. Yani işin içinde iş vardı. Bu duruma bir şey yapılmayacağını gören iki büyük takım lastik tedarikçilerini değiştirmek zorunda kaldılar.
Gelelim diğer lastik rezilliğine. 2004 sezonu sona ermiş. Ferrari'yi tutabilene aşk olsun. McLaren, berilyumun etkisiyle Mercedes motoruyla boğuşuyor. MP4-19 şasesi hem yavaş hem problemli. Araç, 18 start'ta 8 defa yolda kalınca takım, MP4-19B'ye geçiyor. Williams, enteresan burun tasarımları ile yola başlayıp sonradan toparlamaya çalışıyor. Ve BMW ile anlaşmazlıklar ufak ufak kendini gösteriyor. İkincilik için BAR ile Renault kapışıyorlar (ki o mücadele 2004'ün en güzel çekişmesiydi).
Bu tablo ile gaza gelmiş olan Ferrari ve ajan partneri Bridgestone, FIA'nın yarış boyunca tek set lastik kuralını düşünmeden kabul ediyor. Ferrari'nin bu kabulüyle kural 2005 için geçerlilik kazanıyor. (Ferrari'nin bu kabulüyle geçerlilik kazanıyor, çünkü, Ferrari ile yapılan gizli anlaşma gereği Ferrari'nin 'teknik veto hakkı' var.) Ferrari'nin o kabulü aslında 2005'de kendisini çamura batıracak ama o kadarını göremiyorlar. Çünkü, ellerinde ihtiyaçları olabilecek her şey var: Para, (ki esktradan 80 milyon dolar), -Bay E'nin tabiriyle- diğer ekstra şeyler (korunup kollanma), -Sapık Max'ın sonradan açıkladığı- illegal parçalar... Ama, İlahi Adalet tecelli ediyor. Ferrari tek yarış kazanamıyor (ABD'yi galibiyetten sayan var mı?). Hal böyle olunca da 'maliyetleri kısıtlamak için' getirilen kural sezon sonu iptal ediliyor.
Sene geliyor 2007'ye. Tek lastik tedarikçisi olacak. Ve Bridgestone tek tedarikçi seçiliyor. Yapılan ilk açıklamalarından biri; "Geçmişte yaşananlar tekrarlanmayacak".
Bakın arkadaşlar; yukarıdaki haberde değinilen konu yalnız Kimi'nin veya Montoya'nın ve Williams'ın şampiyonluğunu elinden almakla kalmadı. Aynı zamanda Williams'ın sizin bolca alay ettiğiniz duruma düşmesine de yol açtı. Evet, o şampiyonluk Williams'ın elinden alınmamış olsaydı bugün belki de BMW ile olan ortaklığı devam edecekti. Belki de, ve hatta büyük ihtimalle, takım şu an ki gibi para derdine düşüp sponsorlu pilotlara yönelmeyecekti. Para sıkıntısı olmayan Williams zirveden bu kadar uzakta olmayacaktı.
Sinan, MP4/13'de bastettiğin gibi bir sistem yoktu. MP4/13, McLaren'in '98 sezonu için ürettiği şasedir. Bahsettiğin olayı ise şöyledir. McLaren 2001 ya da 2002 sezonu için (tam hatırlayamıyorum) FIA'ya başvurmuştu. Kabaca KERS gibi işleyen (ısıyı motordan da alacaktı) bir sistem için onay almak istemiş ama FIA tarafından onay çıkmamıştı. Şimdi onay çıkmadığı için hiç kullanılmayan bir sistemden bahsedip dezenformasyon yapıyorsun.
rocco'nun gazına gelmeni tavsiye etmem. Sanırım şuraya yazdığı yorumlardan sen de anlamışsındır, kendisi şakşakçı bir kişiliktir. Duymak istediği şeyleri duyunca coşar. Tersini duyunca saldırır. En basit örneği benimdir. 2-3 sene önce anlaştığımız konular olunca bana da şakşakçılık yapardı. Geçen sezon terbiyesizlik yapıp o sebeple bu sezon karşılıklı atışınca işin içinden çıkamadı ve olaya ailemi dahil etti. Geçen gün bana bir yorumumda karşılık vermeye çalışınca bu durumu belirtmiştim. Kendince benden intikam almak, benimle inatlaşmak için şu an sana şakşakçılık yapıyor. Dikkat etmeni tavsiye ederim. İleride başka bir konuda tartışırsanız senin de aileni işin içine katabilir.
Gelelim 2002 deki Mclarenin Michelin seçimine ki burada sen dezenformasyon yapıyorsun.O sezon Ferrari de Mclaren de Micheline geçebilirlerdi.İki tarafında tek amacı vardı.Tek başına kalmak.Çünkü iki büyük takımın aynı anda bir lastik üreticisine geçmesi güçlerin bölüneceği anlamına gelir.Ben hiç öyle iki Mclarenden birinin çıkıp Bridgestone bizim datalarımızı Ferrariye veriyor gibisinden bir haber hatırlamıyorum.Bahsettiğin 80 milyon dolarlık ve ekstra veto hakkı durumları doğrudur bir şey demiyorum.
O değil hala 2003 te Williamsın Fia yüzünden kaybettiğini söylüyorsun el insaf önceki mesjımda da açıkladım.Ferrari o sene DAYANIKLILIĞI sayesinde şampiyon olmuştur.2005 te ki değişiklikleri bile Ferrari nin çıkardığını kanıt olmaksızın söylüyorsunya daha ne diyeyim.2004 senesinde performansını zirevesinde bir takım hangi akla hizmet kuralların değişmesini istesin.? 2006 da yine lastik değişmine izin verilen kuralın Red Bull un kullandığı oy sayesinde geldiğini de unutmuşsun sanırım.2007 de en hızlı otomobil Mclarendi. Nasıl olur da o sezon da bile Bridgestone dan şüpheleniyorsun yine hayret.Takım içi pilot sorunlarınızı da Ferrari çıkardı derseniz artık şaşırmayacağım.Biraz olaylara mantıkla yaklaşırsanız Ferrarinin 2000 -2004 arasındaki başarısı muhteşem pilot-ve mühendis ekibi ile geldiğini görürsünüz.Neyse siz kendinizi inandırmışsınız bir politikaya bu kafayla devam edin.Biraz olayları teknolojik yönden iredelerseniz 2003 -2005 te kaçan şampiyonlukların dayanıklılık ve 2007 de kaçan şampiyonluğunuzunda takım içi kargaşadan kaynaklandığını göreceksiniz.
Son paragraftaki yazdıklarınla ilgili gerçekten bir bilgim yok.Allah a emanet olun hayırlı ramazanlar.
Sen hangi yüzle bana cevap veriyorsun? Senin karakterini öğrendikten sonra sana tek satır bir şey yazmadım. Sen sıkışınca karşındaki insanın ailesini işin içine katıyorsun. Sonra da kullanıcı ismini değiştirip tekrar ortaya çıkıyorsun. Böyle bir adamsın işte. Şimdi git, bana bir daha yazma. Yok ben illa yazacam, ben böyleyim diyorsan da benden cevap bekleme.
Michelin'e geçecek olan tek kalmış olmayacaktı, Williams oradaydı.
2005'deki değişikliğin gerçekleşmesi için Ferrari'nin onayı gerekir. Çünkü teknik veto hakkı vardır.
2004'deki performansın ardından Bridgestone'un "Bunu da hallederiz ortak" tarzı onayına aldanan Ferrari değişikliğe ses çıkarmamıştır. Bridgestone, bu en zorlu lastik savaşından da galip çıkacağına inanıyordu ve yapacağı müthiş reklamı düşünüyordu. Ama sonuç ortadadır.
2006'nın Red Bull'u şu anın Red Bull'uyla kesinlikle boy ölçüşemez. O zamanlar işin yalnızca eğlence ve tanıtım kısmı ile ilgiliydiler. İngiltere yarışında "Egzoz Tartışmalarında Çözüm Yok - Ferrari ve Sauber Karşı Çıkıyor!" başlıklı bir haber yayınlandı. Burada özetle; FIA, İngiltere'ye kadar olan kurallara geri dönülmesini sağlayacağını ama bunun için tüm takımların onayının gerektiğini bildirmişti. Şimdi deyebilirsin ki "Orada konu motor ve Sauber de Ferrari motoru kullanıyor". Ben de buna gülerim kardeş :) O zamana kadar (hatta şu ana kadar) Sauber'in motor haritalamasının faydasına dair bir habere ben denk gelmedim. Kaldı ki o yarışa kadar gridde inanılan, bu haritalama işini Ferrari'nin rakipleri kadar beceremediğiydi. Şimdi yazacağım biraz komplo teorisi olacak ama, o yarış Kobayashi'nin motorunda yağ sızıntısı oldu ve dumanlar eşliğinde aracı kenarı aldı.
Allah razı olsun kardeş. Sana da hayırlı ramazanlar...
1998 yılında Mclaren'de yasaklanan şey fren sistemi idi.Mekanik olarak çalışan bir çeşit abas idi.Viraj içinde fren yapmanıza olanak sağlıyordu.
Fren sisteminin 1998 sezonu için olduğuna emin misin kardeş?
http://www.f1fanatic.co.uk/2007/05/24/banned-mclarens-rear-brake-pedal/
İlk 13 yarışta galibiyetler:
Ferrari: 5 (M. Schumacher, 4; Rubens, 1)
Williams: 4 (Montoya, 2; Ralf, 2)
McLaren: 2 (Kimi, 1; DC, 1)
Renault: 1 (Alonso)
Son 3 yarışta galibiyetler:
Ferrari: 3 (M. Schumacher, 2; Rubens, 1)
Williams: 0
McLaren: 0
Renault: 0
İlk 13 yarışta pol pozisyonu:
Ferrari: 6 (M. Schumacher, 4; Rubens, 2)
Williams: 4 (Montoya, 1; Ralf, 3)
McLaren: 1 (Kimi)
Renault: 2 (Alonso)
Son 3 yarışta pol pozisyonu:
Ferrari: 2 (M. Schumacher, 1; Rubens, 1)
Williams: 0
McLaren: 1 (Kimi)
Renault: 0
İlk 13 yarışta en hızlı tur:
Ferrari: 6 (M. Schumacher, 3; Rubens, 3)
Williams: 3 (Montoya)
McLaren: 3 (Kimi)
Renault: 1 (Alonso)
Son 3 yarışta en hızlı tur:
Ferrari: 2 (M. Schumacher)
Williams: 1 (Ralf)
McLaren: 0
Renault: 0
İlk 13 yarışta liderlik yapılan turlar:
Ferrari: 255 (M. Schumacher, 215; Rubens, 40)
Williams: 299 (Montoya, 135; Ralf, 164)
McLaren: 156 (Kimi, 119; DC, 37)
Renault: 111 (Alonso, 97; Trulli, 14)
Son 3 yarışta liderlik yapılan turlar:
Ferrari: 128 (M. Schumacher, 88; Rubens, 40)
Williams: 9 (Montoya)
McLaren: 21 (Kimi, 19; DC, 2)
Renault: 0
Bir de şu şekilde bakalım:
İlk 13 yarışta 7 galibiyet alan Michelin kullanıcıları bu değişiklikle son 3 yarışta 0 çektiler.
İlk 13 yarışta 7 pol alan Michelin kullanıcıları bu değişiklikle son 3 yarışta 1 pol'ün sahibi olabildiler.
İlk 13 yarışta 7 en hızlı tur sahibi olan Michelin kullanıcıları bu değişiklikle son 3 yarışta 1 en hızlı tur sahibi olabildiler.
İlk 13 yarışta 566 tur lider giden Michelin kullanıcıları bu değişiklikle son 3 yarışta 30 tur lider gidebildiler.
Niye 3 yarış kala lastik gibi çok büyük bir bileşenin kuralı değişiyor, bu tartışılır, 3 yarış daha beklenebilirdi yani... sonra montoyanın aldığı cezaları da tartışabiliriz, abd 2003 vs. yi... ama öte yandan lastikle alakalı kural değişikliği bence çok önemli değildi
İtalya gp si Schumacher temiz havada muhteşem bir performans göstermş ilk virajlarda Montoya ile müthiş bir mücadeleye girişmiş ve sonucunda harika bir performansla kazanmıştı.Ferrari nin en kötü dönemlerinde bile evide kazandığı düşünülerse bu galibiyet altında bi şeyler aramaya gerek yok.Üstelik oldkça zor geçmiş Msc ve Ferrarinin alıp başını gittiği bir yarış olmamıştır.
Gelelim Abd gp sine kuru havada polü alan raikkonen yarışa 7. sırada başlayan ise Schumacher.
Yarış kuru havada giderken Michelin kullanıcıları üstündü.Ta ki yağmur yağana ve yağmurun efendisi ortaya çıkıp herkesi prişan edinceye kadar.Belki yağmuru da Ferrari yağdırmıştır.Açıkça Bridgestone yağmurda Michelinden üstündü.Yarışta bir ara Raikkonen Frentzen ve Button gibi pilotlarla mücadele etmesi de bunun örneğiydi.Williams ekibini yine o yarışta Minardi misali yaptığı pitsoplar Jpm nin aldığı pitten geçme cezası da buna eklenince Ferrari yarışın kaderini üstün yetenekli Msc ve deha pit ekibiyle kazandı.
Japonya da sezonun son yarışında Michelin kullanan Jpm ilk turlarda güzel bir atakla Rubensin önüne geçmiş ve hidrolik problem yaşayıp yarıştan kopana dek Rubens ten tur başına ortalama yarım sn daha hızlı olmuştur.Yani yarışı kazanabilecek farka sahiptir.Ondan sonra 17. turda liderliği ele geçiren Rubensten sadece 2.3 sn geride olan Michelin kullanıcısı Alonso ise motor arızası yüzünden yarışta rekabet edememiştir.Schumi ise yarışın tümünde bir varlık gösteremeyip alması gereken maksimum 1 puanı 8. sırada bitirerek almıştır.
Şimdi içeriklere bakınca aslında çok ta değişen bir durum yok bence.Durum gösteriyor ki sağlam olan Ferrari mekanik olarak sağlam olmayan michelin kullanıcılarını alt etmiş.Yani kazanılan 3 yarışta İtalya da Schumi nin yeteneği pit ekibinin dehası,Abd de yağmurdaki Msc nin üst düzey sürüşü ve bridgestone yağmur lastiklerinin michelinden üstün olması,ve son yarışta da Ferrarinin rakiplerinden daha dayanıklı olmasından ötürü gelen galibiyetler var.
2003 sezonu bol değişkenli 8 farklı pilotun kazandığı süper çekişmeli bir sezon olmuştur.Olayı hemen lastiğe bağlamak ne kadar doğru? Schumacher 6 galibiyet almış ve yakın rakipler jpm ve kimi ise toplam 3 galibiyet almış.Bu sanırım yeterli oldu.Bu kadar takılmayın böyle şeylere.O sezonu en çok hakeden kazandı.
Bkz: “Emniyet’in ulaştığı bilgilere göre, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Sivasspor maçı öncesinde İlhan Ekşioğlu’nu arayıp, ‘Bilyoner’i kapatalım’ şeklinde talimat veriyor.”
*
Yani?
İnternet üzerinden bahis oynatan Bilyoner sitesindeki Sivasspor-Fenerbahçe maçı komple kapatılarak, acayip para vurulacak. Manşetteki “ima” açıkça bu.
*
Halbuki.
Aziz Yıldırım’ın bahsettiği Bilyoner, internet üzerinden bahis oynatan site değil. İstanbul’un jet sosyete mekanı, Billionaire Club. Queens Park Rangers’ın sahibi İtalyan işadamı Flavio Briatore’nin, Sardunya Adası’ndan sonra ikinci şube olarak Levent’te açtığı Billionarie Club.
*
Ne malum derseniz.
Fenerbahçeli futbolcular, yöneticiler, şampiyonluğu nerede kutladı? Billionaire Club’ta.
*
Komple kapatılmıştı!
*
E bu durumda.
Bahis imasının sebebi ne?
*
Bu “ima”lı manşeti atanlar mı komple cahil?
Yoksa, bu haberi okuyanların komple cahil olduğunu mu düşünüyorlar?
F1'de her takım kurallarda bir açık bulduklarında bundan istifade etmeye çalışırlar. Bunda herhangi bir sorun görmüyorum. Ancak buna itiraz eden takımlara kabahat bulunmasını anlamak zor.
O yllarda tek amaç vardı Ferrarinin üstünlüğünü sona erdirmek gibi.Fia ep diğer takımlardan bir üstünlük bekledi bazı yasadışı durumlara göz yumdu bu lastik olayı da buna örnek gösterilebilir.Ferrari de bunlara göz yummadı ve adının üstünlüğnü kullanarak herkesi alt etti.Olay bundan ibaret .
2004 de yine Bridgestone iftira atılmış ve özel ve gizli bir yapışkan maddeyi lastiklerine sürdüklerini bu sayede herkese fark attıklarını iddia etmişlerdi.2005 yılında Ferrarinin tenlojik üstünlüğü olan motorları uzun süreli kullanma fikirleri ön kısımdaki aerodinamik düzenlemeler Ferrari yi açıkça baltalamıştır.Öyle ki Fiakütle amortisörü denen hareketli aerodinamik parçaya o seneden itibaren yine göz yummuştur.Taki Ferrari hakkını arayana kadar.O da taaa 2006 da yasakalanabilmişti.
Netice i kelam bu tarz şeylere sırtınızı yaslamayın.Berilyumun yasaklanmasının sebebi doğada çok az miktarda bulunmasıydı yasaklatan Ferrari değil NASA ydı.Çünki berilyumu tek kullanan güç NASA dır.Ve kimse de kullanamadı.Bu da dip notum olsun bilmeyenlere.
Ferrari için ve diğer takımlar için durdurma çalışmaları hep olmuştur.Her takımın kendince lobisi,hakkını arayan birileri vardır.Kimse enayi değil bu spordaki ve kimse temiz değil bu adamlar sırtı çok kalın kimseler,sözleri geçen kimseler.O yüzden durmadan geçmişe gidip işte şöyle oldu böyle oldu mantığından sıyrılmamız lazım.Bu şekilde bu spora verecek bir şeyimiz yok.Zaten çoğumuz o yarışta ve o sezon neler olduğunu biliyoruz hikaye anlatmayın bize.Getirilen kısıtlamaları,yasakları,yasaklanan parçaları,Max Mosley'in Ferrariyi durdurmak zorunda olduklarını itirafı,sürekli değişen kuralları unutarak konuşmayın.2 cümle ile o sezon bunlar işte şöyle şampiyon oldu diye 2 cümle ile işi özetleyenler var ayrıca.Ne kadar zeki yani koca sezon biz boşuna izlemişiz o arkadaşa sorsak anlatırdı bize.
Yanlış bilgi verip sırtını yaslamaları normal zaten bildikleri başka bir şey yokki.Böyle karalama ile ancak pirim yapıyorlar kendilerini haklı,madur gösterme çabaları.O zaman arkadaşım sizde davransaydınız,sizde yönetseydiniz bu sporu.Madem bu kadar şikayetçiyseniz ya izlemeyin ya tuttuğunuz takıma tepkinizi gösterin neden hakkınızı aramamış diye.
Ayrıca tek yasaklanan parçamızı esnek tabandan ibaret sananlarda Allah aşkına bir araştırsın yahu.Şu spora getirilen lastik kurallarından,kısıtlanan parçalardan,test yasaklarından,bütçe yasaklarından,personel sayısı,rüzgar tüneli kullanma saati,maliyeti vs en çok kimi vurmuştur.Hani siz teknolojiye karşı değilsiniz,yenilikten özgürlükten yanasınız bunları neden söylemiyorsunuz.
Teknik kuralları bilmeden ihlal yoktu diyorlar bir kısmı,esneme yoktu veya işte vay efendim Ferrari istedi yasaklandı...traşşş arkadaşım traşşş geçeceksiniz bunları.Her sezon ayrı ayrı teknik yönetmelikler,sportif kurallar hepsi yazıyor geçmiş yıllarda da hadi size kolay gelsin.Haa bu arada isteyene pdf dosyası olarak geçmiş yıllardaki kuralları yazabilirim
Diğer tarafta ise motor patlatma rekortmni bir takım var aynası kopan çarpma testlerini geçemeyen bir ekip.Sakın yanlış anlaşılmasın bunları küçük düşürmek amaçlı söylemiyorum her defasında Fia =Ferrari diyen insanların kendi takımlarına bakmaarı gerek.Teknolojinin zirvesi olan F1 in en zirve çağlarında Ferrari açıkça rakiplerini alt etmiştir.
Geçenlerde Mr Newey bi açıklama yapmışı Ferrari 93 te şu aktif süspansiyonu yasaklattı falan diye.Adrian Newey her zaman F1 in doğasına ve kuralarına aykırı araçlar üretti.Örnek 98 deki Mclaren aracı mp4-13 en büyük artılarından biri o sene f1 yeniden giriş yapan Bridgestone kullanmasıydı.Ama o sene acaba kaç kişi Mclarenin kural dışı bir fren sistemi kullandığını biliyor.Bu sistem ile mclaren frenlerdeki gücü bir bataryaya depoluyor ve bu güçle ekstra 30-40 hp güç elde ediyordu.Ferrari bu sistemin yasal olmadığı konusunda didindi ancak fia oralı olmamıştı.Ve sistem alenen yasal değildi.F1 teknik kurallar kitabı 10.4.1 maddesine göre frenlerle direksiyon arasında mekanik sistem kullanılamaz denmesine rağmen..Bu bir örnek amaçlıydı .Mclarende görüldüğü gibi akla yatkın muhteşem bir teknoloji kullanmış ama illegal bir teknoloji.Şimdi o sene alınan şampiyonluk temiz Ferrarinin parasını legal teknolojiye harcayıp kazandığı şampiyonluklar şaibeli.
Politik açıdan bakma gerekirse vet Ferrari politika açısından o yıllarda Milenyum çağı dediğimiz reklamın tavan yaptığı bir dönemde kendisini ön plana çıkarma gayretinin nesi yanlış? .Herkes kendi menfaatine uygun kurallar ister.Bbuna bazıları karşı çıkar ve sonuçta güçlü olan kazanır.Ferrari o seneler açıkça para bastı.Sadece Marlborodan senede 180 milyon dolar kazanıyordu.Bu da mı suç? Bunlar başarılı bir yönetimin eseri.Kapitalizmin gereği.
Formula 1 bir spor değil para amaçlı bir organizasyon.Tıpkı futbol basketbol ve diğer sporlar gibi.Bu kadar paranın döndüğü bir yerde saf spor politika olmayan mücadele beklemeyin.Burada herkes kendini düşünür ve gücünü en akıllıca kullanan kazanır.Tıpkı Ron Dennisin Mclareni satın alması gibi.Şimdi onu da yazardım nasıl şaibeli bir şekilde takımı aldığını ama neyse uzatmayayım.Hepinize bol keyifli f1 ler :)
Sonra konu yok motordu yok şuydu diye dallanmış.Ferrarinin Fia ile işbirliği yaptıgı söylenmeye çalışılıyor.Bunlar olan şeyler.Şu varki konunun yazarının İngiliz oluşu ve konuyu bulan arkadasın hangi takım fanı olduguna bakınca işler biraz daha ilginçleşiyor ama normaldir.Alışılagelmiş bir durum.klasik oldu artık.Yazarın bakış açısını görebilirsiniz kendi cumleleriyle,yönlendirmeleriyle:
(Ferrari'nin ''endişeli görünen'' F1 basın sorumlusu),(Artık Brawn'ın siniri gözle görülebiliyordu),(Bu noktada Ross, Bishop'a buz gibi bir bakış fırlattı.),("Böyle dedikodular var" dedi zorla gülümsemeye çalışarak)
Bu cümleleri okuyan biri de ferrari'nin yanlış yaptıgını düşünür ancak dediğim gibi olayın özü farklı.Biraz İronik.En sonunda da kimin ne oldugu skandallarla ortaya çıkmış adalet yerini bulmuştur.
konunun özeti budur ... hatırlayan varmı...
Kardeş kusura bakma cevap olarak yazacaktım yanlışlıkla yukarıya yorum yazmışım
Yorum Yaz