Gerçek Bir Yarış
Perşembenin gelişi çarşambadan belli, alışılmışın dışında bir sıralama mücadelesi (son saniyelere kadar devam eden sıralamalar geri döndü en azından) ve sıra dışı bir grid dizilişi ile bu yarışın çok farklı olacağının sinyalini vermişti. Herkesin farklı strateji ve yorumları vardı ancak hepsinin ortak paydası inanılmaz güzel bir yarış bizi bekliyordu, bir de yağmur olsaydı neler olurdu, nasıl biterdi, ne yazık ki bu soruların cevabını verecek yağmur gelmedi.
Yüksek beklentilerle, inanılmaz heyecanlı geçtik tv karşısına, her şey hazırdı ve kalp atışları artarak startla birlikte patlama noktasında. Sıralamalar sonrasında akıllardaki soru Hamilton gerçekten çok mu iyi bir tur attı yoksa yine yakıt kumarı mı oynadı. Startla birlikte Webber’in hafif sendelemesiyle Hamilton çok rahat öne fırladı ve liderliği kaptı, Alonso da peşinden giderek hiç maceraya girmeden az daha o da Webber’i geçiyordu. Massa iyi startının meyvesini ne yazık ki Rosberg’in arkasında kalarak toplayamadı. İlk dörtlü aralarındaki farkları koruyarak devam ederken Alonso, üstelik de DRS bölgesinden farklı bir yerde bir RedBull’a hem de 2011 sezonu yarışlarının %60’ndan fazlasını kazanan şampiyona lideri Vettel’e atak yapıyor ve geçiyor, sıra dışı bir görüntüydü, geçişle ilgili Alonso’nun yeteneği dışında sunulabilecek hiçbir mazeret de yoktu ortada. Geçiş sonrası soru işaretleri ve kıyaslamalar başlıyor, Alonso en hızlı aracı geçebiliyorken, Massa nispeten daha kolay rakibini geçemiyordu ve öndeki gruptan koptu. Yarış bu ilk bölümlerde inanılmaz devam ediyordu, sürekli bir yerlerde aksiyon, atak, geçişler, çarpışmalar yani görmek istediğimiz gerçek mücadeleleri fazlasıyla izleme fırsatı bulduk. Buemi’nin Heidfeld’e yaptığı hiç de adil değildi, nitekim yarış sonrası cezasını çekti ama olan Heidfeld’e oldu geri dönüşü olmayan bir şekilde. Massa geç gelen geçiş sonrası önünü boşaltıyor ve aman - aman ne sahneler başlıyor, aynı karede dört pilot ve bir süre 1sn. içinde takip ediyorlar birbirlerini, inanılmaz anlardı, eminim birçok kişi ayağa fırlamıştır. Yönetmen muhtemelen çok zorlanmıştır bugün görüntü seçmekte, bir yandan yarış liderliği için savaş diğer yandan arka sırlarda da sıkı kapışmalar var, bunlardan biri Petrov – Buton mücadelesi, Rus pilot adeta savunma dersi verdi Button’a. İlk bölüm kalp çarpıntılarıyla Allahtan noktalandı yoksa bu yarış sonunu böyle getiremezdik, ikinci bölümde biraz nefes aldık ve neler olacak acaba, kim lastiklerine daha iyi davrandı derken kısa son bölümde acaba bir şeyler olur mu diye düşünürken podyum sonrasındaki en değerli basamak için inanılmaz görüntülerle takip ve telsiz konuşmalarıyla yine ayağa fırladık ve mekanikerleri iyi olan kazandı.
Gerçek pilotların yarış kazanabildiği, özel yetenek gerektiren bir pistte oldukça güzel bir yarış izledik. Hamilton cumartesiden başlayan üstün performansını yarış günü de devam ettirdi ve hak ettiği bir galibiyet aldı, Ferrari’nin lastik ısıtma sorunu olmasa sonuç ne olurdu bilinmez ama sonuçta tüm parametrelerin bileşkesi olan bir spor Formula1. DRS her ne kadar eleştirilse de geçişleri sunileştirdi diye bu yarış gösterdi ki yetenekleri bir adım önde olan pilotlar geçiş yapabiliyor. Hamilton – Webber ve Alonso – Vettel kapışması görmek istediğimiz heyecanımızı yükselten sahneler.
Yarış hafta sonu ile ilgili dikkat çeken noktalar; Ferrari’nin difizör yasağından ziyade gerçekten hızlandığı ve kalan yarışlarda mücadeleye heyecan katacağı. Massa’nın Rosberg sonrası mücadelesi ümit verici. Vettel’in gerilere düşünce mücadele gücünde ve geçişler için tecrübe kazanması gerektiği, Vettel’le ilgili bir diğer dikkat çekici nokta genel hafta sonu boyunca keyifsiz olduğu ve konsantreyle ilgili sıkıntısı olduğu.
Harika bir yarış haftasını geride bıraktık, bir hafta sonra bir o kadar felaket bir yarış bizi bekliyor. Macaristan muhtemelen sezonun Valencia 2 faciası olacak muhtemelen, nasıl oluyor da takvimde kalıyor bu yarış anlamak mümkün değil.
Rasim Mutlu
- Takımların Tarihi - Ferrari II
- Williams Yıllar Sonra Zirvede
- Schumacher Taraftarı Olmak
- Kimi’nin Kaderi 2
- Takımların Tarihi - Ferrari
- Takımların Tarihi - Mclaren II
- Takımların Tarihi - Mclaren
- D-Smart'tan Dev Kampanya!(ymış)
- Vettel Kaldığı Yerden
- Geçmişte Gümüş Oklar
- Kim Mercedes mi ?
- Her Şey Değişti, Pilotlar - II
- Her Şey Değişti, Pilotlar - I
- Beni Malezya Yağmurlarında Yıkasınlar - Malezya GP
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden - II
- Kimler Geçmedi ki Pistlerden
- Avustralya Yarışının Ardından
- Güzel Bir Gün F1 İçin - Avustralya Yarışı
- 2012 Sezonundan Beklentilerimiz
- F1 2011 Oyun İnceleme
- Benim Yalnız, Favori İkililerim
- En İyisi Kim?
- 2014 Turbocharger Dönemi
- 2012 Teknik Kurallarına James Allison’la Bir Bakış
- 2012'de Formula 1 TV Yayın Hakları Ne Olacak, Ne Olabilir?
- 2011 Sezon Değerlendirmesi Bölüm 1: Red Bull
- Değerli 2011'in Gözlemlenmesi
- Monza Fatihi Sebastian Vettel
- Formula 1 Tarihinin En İyi Motorları
- McLaren vs 2011
- Sezonun Bittiği Yer: SPA Francorchamps
- Spa-Francorchamps
- Mercedes GP Petronas F1 Takımı
- Brawn Yargılandı ve Asıldı
- Gittiğin Yağmurla Gel!
- Stratejik Button’ın Yükselişi
- Kanatlarını Son Anda Açan Red Bull ve Vettel
- Almanya GP Değerlendirmesi
- Zorlayıcı Hungaroring
- Vettel Hegamonyası Sona mı Erdi?
- Formula 1 Taksileri
- Nurburgring Günlükleri: Kanadı Kırılan Red Bull ve Vettel
- Gerçek Bir Yarış
- Hiçbir Şey Aynı Kalmaz
- Nordschleife’den Nurburgring’e
- Ferrari Fanı Olmak...
- Silverstone'da Tablo Kırmızıya Boyandı
- Bilinmezler Durağı Silverstone
- Avrupa GP Sonrası Gelişmeler
- Adına Yakışır Bir Avrupa GP(!)


Yorumlar (1 Gönderildi) - Tüm Yorumlar
Yorum Yaz