Lewis Hamilton'ın Sözü

0

Formula 1′in son yıllarında gördüğü en önemli yeteneklerden biri olan Lewis Hamilton, bu hafta yapılan Monaco GP’si ile birlikte farklı kişilerde farklı tepkilerin oluşmasına neden oldu. Onu sevenler ve yarışçı kimliğine hayran olanlar, bir şekilde onu haklı görecek sebepleri bulmakta imtina etmezlerken, aynı bonkörlüğü, onu sevmeyenler de, bir şekilde onu haksız görecek sebepleri bulmada göstermeyi başardılar. Çok zıt iki kutba ayrılmış gibi görünen Lewis Hamilton gerçeğinde, her iki kampta da bu duruma nasıl gelindiğini kavramak aslında her çok zor değil. Bunun için Monaco GP’sinden önce 2007 yılına gitmemiz gerekiyor.

Ron Dennis’in, küçüklüğünden beri kariyerine yatırım yaptığı ve planlanandan daha erken bir şekilde Formula 1′de koltuk verdiği Lewis Hamilton, çaylak sezonu 2007′de takım arkadaşı çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso’yla dişe diş mücadele edip şampiyonluğu da son yarışta kaçırınca, tıpkı Jacques Villeneuve’da olduğu gibi kendine bir hayran kitlesi yaratmayı başardı. F1′deki ilk sezonunda, kendisinden çok çok deneyimli olan ve birçoklarınca F1′in en iyi pilotu olarak gösterilen Alonso’ya karşı önemli bir üstünlük kurması, F1′i az buçuk takip edenlerin bile ilgisini çekti. Dolayısıyla, Formula 1 izleyicisinden ziyade Lewis Hamilton izleyicisi olan bir kitle meydana geldi. Her etkinin, kendine eşit ve zıt yönlü bir tepki oluşturması hasebiyle, Lewis Hamilton’a karşı da benzer bir kitle oluştu. Bir taraf, mevcut birçok F1 pilotunda eksik olan yarışçı kimliği ve hırsını Hamilton’da bulmaktan çok çok memnunken, diğer taraf, Hamilton’ın, F1′e başlarken diğer iyi sürücülerin geçtiği dikenli yollardan geçmeyip doğruca McLaren gibi hızlı bir takımda yer almasının onun gerçek hızını görmemize engel olduğu ve Villeneuve gibi tek atımlık barutu olduğu yönünde hemfikirdi.

Açıkçası kısa Hamilton tarihinin bize öğrettiği bir şey var ki, o da İngiliz pilotun asla ve asla tek atımlık bir barut olmadığıdır. 2009 yılında, gridin büyük bölümünden daha yavaş olan bir araçla da kalitesini ve hızını göstermeyi başararak bir anlamda, ikinci grubun tezini çürütecek önemli kanıtları biz Formula 1 severlere sunmayı başardı. Keşke Hamilton’la ilgili hikâye burada bitseydi ve biz onu, Formula 1′in görüp göreceği belki de en büyük pilotlardan biri olarak hatırlayabilseydik. Ne yazık ki Hamilton’ın başarı öyküsü, onu tartışmalı birçok konunun içine de sürüklemeyi belki de zorunlu kıldı. Birçok başarılı pilot da olduğu gibi.

Hamilton’la ilgili olarak aklıma ilk gelen “tartışmalı” konu 2007 Macaristan GP’sidir. Sıralama turlarında Fernando Alonso’nun onu engellemesi ve bu sebeple Q3′te son turu atamayıp polü Alonso’ya kaptırması, hâlâ gün gibi aklımda. Alonso’nun bu kez sınırı aştığını düşünmüş ve aynı yıl Monaco’da yaşananlardan sonra Hamilton’ın, ikinci kez haksızlığa uğradığını sanmıştım. Ancak daha sonra, Alonso’nun bu hareketinin, aslında Hamilton’ın bir takım emrine uymamasından kaynaklandığını öğrendiğimde, onunla ilgili de ilk şüphelerim oluşmaya başladı: Hamilton, göründüğü ve kendini göstermeye çalıştığı gibi dürüst biri değil miydi yoksa? McLaren, o sezon Hamilton’ın şampiyonluk için savaş veremeyeceğini düşündüğü için (belki), Monaco GP’sinde Alonso’nun kazanması için takım taktiğini değiştirmiş ve belki de Hamilton’ın, o yarışı kazanmasını engellemişti. Ancak daha sonra Kanada ve ABD GP’leriyle birlikte Hamilton liderliğe yerleşince, rüzgâr birdenbire İngiliz takımın İngiliz sürücüsü Hamilton’a dönmüştü. Macaristan GP’sinin sıralama turlarında Hamilton’ın, takım emrine uymamasındaki alt metin de, Hamilton’ın şampiyonluğa tamamen inanmış olmasıydı. Daha sonra casusluk skandalına kadar uzanan ve son yarışta Alonso’nun, McLaren’in eşit davranmayabileceğine dair şüpheleri nedeniyle FiA’nin McLaren’e bir gözlemci atamasına kadar varan süreçte Hamilton, yavaş yavaş kendi takımını kurmaya başladı. Bu özgüven, Hamilton’ın en büyük kazancı olurken, aynı zamanda onu hırpalayan en önemli zayıf noktası da olmaya adaydı.

Dünya şampiyonluğunu son turun son metrelerinde kazandığı 2008 sezonunda, Hamilton’la diğer sürücüler arasında bazı sürtüşmeler ve laf atışmalar çıkmaya başladı. Geriden başladığı Monza GP’sindeki sürüşü, birçok sürücü tarafından çok sıkı bir şekilde eleştirilen Hamilton, Çin GP’sinin basın toplantısında koltuğunda büyük bir yalnızlıkla oturuyor ve bunların hiçbirini kabul etmiyordu. Aynı yıl Belçika’daki yarışta, Kimi’nin onu yenecek kadar taşaklı olmadığını söylüyor ve Kubica, onun bunu söylediğine inanamayıp, “Gerçekten böyle mi dedi? Biz sürücülerin birbirimize saygısı olması gerek,” diyordu. Lewis Hamilton’ın, pist üstündeyken yenilgiyi asla kabul etmeyen tarzı ve daima en iyi olduğunu ispatlama arzusu, onu sevenler tarafından onun baş tacı edilmesini sağlarken, bir taraftan da Raikkonen’in F1′den ayrılmasıyla yıldız eksikliği yaşayan Formula 1′in yıldızlı tercihi hâline geldi. Formula 1 izlemeye, Lewis Hamilton’dan sonra başlayanların sayısının asla ve asla gözardı edilemeyecek kadar yüksek olduğunu unutmamak gerekiyor. Bir proje olarak yetiştirilen Lewis Hamilton, bu payeyi sonuna kadar hak edecek yarışçı kabiliyetine elbette sahip, ancak özgüvenden megalomaniye varan tavrı, ona olmayacak şeyler yaptırıp/söyletiyor ve bu da Hamilton’ı, sürekli özür dileyen/hatalarından ders aldığını dile getiren pilotlardan biri hâline getiriyor.

Hamilton’ın kariyerindeki belki de en düşük nokta, şampiyonluğu kazandıktan sonraki sezon, hızlı bir araca sahip olmadığını fark ettiği 2009 yılının ilk yarışı oldu. Beklenmedik podyum sonucunu elden kaçırmamak için, Dave Ryan’ın yönlendirmesiyle hakemlere yalan söylemesi ve ardından sesinin titrediği bir basın toplantısında herkesten özür dilemesi, kısa kariyerinde yaşadığı en derin utançtı. Körü körüne ona hayran olan taraftarları, özür dilediği için onun ne kadar büyük bir iş başardığından dem vururken, neden yalan söylediği üzerinden düşünmeye fazla vakit harcamadılar. Diğer tarafta ondan nefret edenler ise, onun sadece yalan söylemiş olduğu gerçeğine odaklanıp, bir takım oyuncusu olmak gayretiyle yalana boğun eğmek zorunda kaldığı gerçeğini görmek istemediler. Her iki bakış açısı da, hem Hamilton hem adalet açısından oldukça sağlıksız bir yere götürdü onları. Hamilton da bu büyük enerjinin arasında kaldıkça sıkıştı ve yaptığı her hatadan sonra özür dileyerek bundan sıyrılabiliyor olmasını, kötü bir kalkan olarak kullandı. Arkasındaki büyük taraftar ve medya desteğiyle, yeni bir Senna üretilmesine duyulan müthiş özlemin onda yansıma bulmasıyla, pist üzerindeki en iyi pilot olduğu konusunda tartışmasız bir inanca kapıldı. 2011 Monaco GP’sine kadar uzanan bu süreçte Hamilton’ın özgüveni, narsistik bir paydada vücut buldu: Artık sadece o vardı ve birisi onu geçiyorsa, bunun sebebi sadece ve sadece arabasının yeteri kadar hızlı olmamasıydı.

2009 yılıyla başlayan bu inanç, Hamilton’ın birçok kez, “Ben elimden geleni yaptım, ama bu arabayla bu kadar,” söylemine yaslanmasına sebep oldu. Her yarış sonrasında otomatik bir PR robotu olarak, takımın “fantastik” bir iş çıkardığını söylemesinin yanı sıra, kendisinin tek ve mutlak gerçek olduğuna dair yaptığı göndermeler, ben eminim McLaren takımını oluşturan personeli olumsuz bir şekilde etkilemiştir. 2010 sezonu boyunca, sürekli ve sürekli Red Bull’un ne kadar hızlı olduğuna dair yaptığı göndermeler, bu anlamda değerlendirildiğinde sadece McLaren takımına karşı yapılan üstü örtük bir suçlama değil, aynı zamanda rakibinin emeği ve hızına da yapılan bir hakaret olarak algılanabilir zira aynı Hamilton, F1 kariyerine küçük bir takımda stajyer olarak başlayıp merdivenleri sırayla çıkan Senna, Schumacher, Hakkinen, Alonso, Raikkonen ve Vettel’in aksine doğrudan, gridin en iyi motoruna ve dayanıklılığına sahip bir takımda başlamanın avantajını kullandı. Ama bu durum, Hamilton’ın başarısı ya da yeteneğiyle doğrudan ilgisinin olmadığı gibi, onun suçu da değil; tıpkı Red Bull’un hızlı bir araç olmasının, Vettel’in bir suçu olmaması gibi. Bir önceki hafta İspanya GP’si tamamlandığında, podyuma çıkmadan önce sürücülerin su içip hazırlandıkları odada yarışı tartışırlarken, Hamilton’ın çıkıp Vettel’e, “Acayip bir yere basma gücünüz var,” demesinin, o anda yarış kazanmış meslektaşının başarısını bu denli küçültmesi, ne yakışıklı bir hareket ne de âdil bir hareket. Bir terslik olsaydı da yarışı Hamilton kazansaydı ve Vettel çıkıp, “Senin aracın da sert lastiklerle daha hızlıydı,” deseydi ne farkı olurdu? Hamilton ne hissederdi? Formula 1′i hepimiz biliyoruz. İyi bir aracınız yoksa, yarış kazanmanız mümkün değil. Peki, Red Bull’un son üç sezondur en hızlı araç olduğunu artık voleybol izleyicisinin bile bildiği şu ortamda, Hamilton’ın neredeyse her yarışta Red Bull’un avantajından bahsetmesinin anlamı ne? Monaco GP’sinin sıralama turları sonrasında Hamilton’ın verdiği şu röportaja bakın:

Burada sollama yapamıyorsunuz, elimden geleni yapacağım. Pes etmeyeceğim, ama yarışı kazanma şansım yok. Sebastian elini kolunu sallayarak kazanacak, ama işte yarış bu.

Buradaki rahatsızlığı görebiliyor musunuz? Hamilton, kendisinin kazanma şansı yoksa başka birisinin Vettel’i tehdit edebileceğini düşünmüyor bile (ki yarış, bu düşüncesinde ne kadar yanıldığını da ortaya koydu)! Takım arkadaşına ya da diğer pilotlara yaptığı bu saygısız çıkış, bu kendinden başkasını görmeyen yüce dağ retoriği, yarıştan önce, “Vettel’le sadece ben baş edebiliyorum ve bunu da onun sahip olduğundan daha yavaş bir araçla yapıyorum,” söyleminde de kendini hissettiriyor. Tüyünü de, yarışta yaptıkları ve yarıştan sonra söyledikleriyle koyuyor. Ne yazık ki benim için de Hamilton efsanesi(!) bu noktada bitiyor. Hakemlerin kendisini sürekli olarak cezalandırmasına yönelik yaptığı aptal ırkçı şakayı, çocukluğuna ve şiştikçe şişen Amerikalı tavrına bağlıyorum. Dolayısıyla, çok önemli bir mesele olsa da, diğer söylediklerinin yanında esamesini bile okuyamıyorum. Yan yana yarıştığı ve aynı ölüme aynı meydanı okuyan meslektaşlarına karşı takındığı bu megalomanik ve tepeden bakmacı tavır, diğerinin yanında devede kulak kalıyor. Haksız olduğu kadar yersiz de. Leows virajında Massa’ya yaptığı ataktan sonra, telsizden doğrudan Massa’yı suçlayıcı sözler etmesi, yarış sonrasında, “Bu sürücüler kesinlikle rezalet, aptalca,” derken ne yaptığının farkında bile olmaması, sonra da Twitter hesabından ucuz bir özürle olayı geçiştirip, sözlerini -sözde- geri alması, Hamilton’ın şu âna kadar pist üzerinde yaptığı her şeyi benim gözümde silmesine yetti de arttı bile.

Her yaptığı saçmalıktan sonra özür dilemeyi kendine âdet edinen Hamilton, ne yazık ki taraftarlarının ona körü körüne bağlanmaları nedeniyle belki ne yaptığının gerçekten farkına varamıyor. Futboldan devşirdiğimiz bu fanatiklik heyecanı, ne yazık ki gözleri kör ediyor ve adaletle nesnelliği bir fiskeyle deviriveriyor. “Özür diledi işte, daha ne yapsın!” düzleminde hâlâ onu savunmaya çalışan insanların, özür denilen makamın, aslında bir pişmanlık olduğunu ve o eyleme bir daha yeltenmeyeceğinin sözü olarak başvurulduğunu anlamaları gerekiyor. Bu kadar çok özür dileyen bir insan, aslında gerçekten özür dilemiyor demektir. Hamilton bir prosedürü uyguluyor. Dolayısıyla bu saygısızlık, ondaki bu narsizm zırhının bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Özür, onun için siyasi bir doğruculuk, bir politik gereklilik. Senna’nın, arabasından atlayıp, kaza yapan sürücüye yardım edişi ya da sürücü toplantılarında aktif bir şekilde güvenlik için yaptığı mücadeleler, hakkını arayan kimliğinin yanında Hamilton’ın bu ucuz ve imal edilmiş megalomanisinin gözümde hiçbir değeri yok artık. Bu saatten sonra en iyi pilot olduğunu istediği kadar ispatlasın, onu güneş gözlüğünden görünmeyen bakışları ve ince sakalıyla, “Belki de siyahım diyedir!” derkenki sırıtışıyla hatırlayacağım. Bu öz beni daha çok ilgilendiriyor. Hamilton’da olmayan bir [s]öz.

 

Ali Ünal

http://www.ali-unal.net/f1

Facebook Yorumları

yorum

HENÜZ YORUM YOK

  1. Eyy Hamilton cu McLaren taraftarları… MSC, Hakinen le mücadelenin neyini severdi bilirmisiniz?? Hakinen bu takımda nasıl bilinir ve sevilirdi bileniniz varmı?? Bizler, Hamilton un takıma ne zaman gireceğini bekledik ama öylesine bir rezalet giriş yaptıki benim gibiler takımdan dahi nefret ettik.ALi Ünal ise takım sevgisini bir kenara atamadığından bu trene katılan son gurupdan.Hamilton geçen sezon ALi nin yazdığı şeyleri kendisi itiraf ettide hala bu adamı neden savunuyorsunuz.Takımdaki pozisyonu itibarıyla çok ileri hareketler yaptığını kendisi beyan etti ve birileri kulağını kapadıysada son haddede ALi Ünal da çıldırdı.
    2007 de kaybedilen şampiyonluğun hatta gerisinde gelebilecek seri şampiyonlukların müsebbipleri, Dennis ve Hamilton dur.
    Takımdan dışlanana kadar enfes çalışmalar yapan ALonso,( birileri kabül etmesede ) takıma çok şey kazandırdı.Öylesine hıtrpaladılar ki sezon sonunda beni serbest bırakın diye çığırdı.Belki bir gün birileri bu gerçekleri söyleyecekdir.Şunu unutmamak lazım ki; ALonso,Mclaren deki o seviyeye kendi başına gelmedi.
    1988 den beridir izleidğim F1 i ALonso nun pilotluğu bırakmasıyla birlikte aktif izleyiciliği bırakacağım.

    Ali ÜNal a teşekkür ediyorum…

  2. "Hamilton’ın çıkıp Vettel’e, “Acayip bir yere basma gücünüz var,” demesinin, o anda yarış kazanmış meslektaşının başarısını bu denli küçültmesi, ne yakışıklı bir hareket ne de âdil bir hareket." Hamilton burada mevcut durumdan söz etmiş Ben başarıyı küçük düşürme olarak algılamadım sen o şekilde anlamışsın Yani kişiden kişiye değişir
    "Red Bull’un son üç sezondur en hızlı araç olduğunu artık voleybol izleyicisinin bile bildiği şu ortamda, Hamilton’ın neredeyse her yarışta Red Bull’un avantajından bahsetmesinin anlamı ne?"
    Sanırım bu köşe yazısını yazma sebebin özetle bu cümle Yukarıda da dediğim gibi Hamilton mevcut durumdan bahsetmiş Red Bull aracının 3 sezondur çok iyi olduğu herkesin bildiği birşey olabilir. Hamilton ın bunu söylemesi çok rahatsız edici bir durum değil

  3. İlmiği Hamilton'un boynuna geçirip Alonso'cuların önüne bırakmış Ali Ünal. Eee size de sehpaya tekme atmak düşüyor hadi bakalım 5 senenin kinini nefretini ve çeşitli hezimmetlerinin intikamını buraya yorumlar yazarak çıkartın.

  4. Aynen dediğim gibi olmuş.Ali Ünal'ın Hamilton lehine yazılarından sonra, kendisinin bile Hamilton'a isyan noktasına gelmiş olması Hamilton taraftarlarını Fernando'ya yöneltmiştir.Hamiltonun vatandaşlarının,İngiliz olsun da çamurdan olsun mantığıyla Fernando hakkında söylediklerini, bir takım dergi ve mecmua alıntılarıyla süsleme yolunu şifahane gibi görmeye başlamışlardır.
    Ali Ünal burada Hamilton'un karekteristik ve narsistik kişilik bozukluğu durumunu ele almışken bazı taraftarlar hiçbir zaman tersini kabullenemedikleri davranışlarla yüzleşince hemen yazının içinde kendilerine yarayan kelimeler aramaya başlamışlardır.İngiliz takımın ingiliz pilotunun Fernando'ya karşı üstünlük kurma çalışmalarını, üstünlük kurmuş gibi kendi bilinçaltlarına yerleştirmişlerdir.Takım tarafından dışlanması,mekanikerlerin kötü sözlerine maruz kalması, lastik basınçlarının oynanması, aracının üzerine direk düşmesi tarzı sabotajı gibi tüm güçsüz bırakılma müdahalelerine rağmen dünya şampiyonluğunu 1 puanla kaybetmiş olması, diğer tarafın üstünlüğüne mi işarettir yoksa öyle olduğunun zannedilmesine mi işarettir.

  5. öncelikle şu uğraştığımız şeylere üzülüyorum. zaten çok fazla bir f1 fanı yok türkiye'de.şu ortamı gören fb-gs muhabbettinden bir farkı olmadığını anlar. bir sene sonra geriye baktığımızda bunlar komik gelecek.şurda bir avuç f1 fanı bunlarla uğraşmayalım.polemik konuları her zaman insanu yer bitirir, sevdiği şeylerden uzaklaştırır.
    hamilton bir suçunun olmadığını söyledi
    maldonado eleştirdi
    massa sert çıktı, buraya kadar normal. ee biz niye kendimizi yiyip bitiriyoz bu kdr, iki gün sonra bunlar unutulacak, ayrıca ben bu olayı kendimizin büyüttüğünü düşünüyorum burda.yabancı basında da çok önemsendi ama bu kdr değil kesinlikle.
    ali ünal'ın tanıtım yazısında da objektiflikten söz ediyor ve buna inanıyordum.ama burda yaptığı olay suçluyu tespit edip sonra kanıt aramak gibi olmuş, aynı türk adaleti(vettel'e df sözü mesela, Allah aşkına o manayı nasıl çıkardınız, en çok buna şaşırıdm)
    demek istediğim bunu bir futbol yazarı yapsa üzülmem çünkü o kdr futbol yazarı var ki, bir olmazsa diğerini okuruz. ama kaç kişi f1 yazıyor ki bu ülkede. hamilton belki bu lafını unutmayacak ama ali ünal da bu yazıyı yıllar sonra hatırladığında ne kdr kısa vadeli ve aceleci bir düşünceyle hareket ettiğini anlayacaktır.ünal'ı sadece lewis konusunda değil, diğer pilotlar ve konusunda objektif olmaya çağırıyorum, çünkü size gerçekten ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.arkadaşlara nacizane tavsiyem böyle polemik konularına fazla takılmamak, isteyen 29 mayıs 2012 tarihinde bir daha düşünsün, eminim birçok kişi 'abi biz neyi tartışıyormuşuz böyle' diyecektir.

  6. sonucta daha hızlı olan pilotu seçti Mclaren alonsonun casusluk skandalıyla ilgili zırlamasıda tüy dikti üstüne bence fernandoya arac bile vermeleri bile mucize o kadar olaydan sonra… sen hala fernandoyu secselerdi diyorsun …

  7. diaz ı ilk senesinde yenen hamilton gridin en hızlı pilotudur senna gibi efsane olacaktır … sennada zamanında cok eleştirilmişti en sonunda formula1 in en cok konusulan pilotu oldu … yarışmak ve kazanmak için sürekli zorlayan bir pilot olmak ne demek herkesin gözü görsün ve kesinlikle hamilton ı eleştirmeye kalkmasın .. zaten drs yüzünden yarışlar artık saçma oldu gerçek geçiş yapabilen gridin tek pilotuna saygı duyun …

  8. Yazıda bariz bi şekilde belirtilmiş . 2007 de ilk başlarda sezon bariz bi şekilde Alonso'nun arkasındaydı hatta Monaco yarışını Lewis'in elinden alıp ( onu erken pite çağırıp ) Alonso'ya verdiler.Tüm herşey Alonso lehine iken Lewis kendini kabul ettirdi takımı kendi etrafına topladı.

  9. Güzel bir yazı olmuş. Ben de son monaco yarışında Lewis i haksız buluyorum. Ama gerçek şu ki Aklını başına toplarsa geçen yıl ve bu yıl yaptığı gibi tuhaf kazalara karışmazsa Lewis her zaman şampiyonluk için yarışır ve F1 de araçtan fazlasını çıkaran en iyi pilottur. Sadece yarışa odaklanması lazım,Lewis kendine odaklı yarışıyor ve mağlubiyette hep suçlu arıyor. Bu hali de bana Renault dayken 2006 sezonunda MSC kendine yetişince sürekli takımı lastikleri FİA yı suçlayan Alonso yu hatırlatıyor.

  10. bu yazıda kullanılan taktik.
    ————————————-
    F1 Racing Mart 2011 – syf 30
    Liam Clogger (diaz hakkında konuşuyor)
    ……….. her yarışta pit alanında dolaşarak onun yeteneklerini öven mühendisler görür ve duyarım, direksiyon başındaki kapasitesini sorgulamaya kimsenin gücü yetmez.
    Yazının ilerleyen bölümünde
    ……2007 yılında kask fırlatma olaylarını ve diazın bir çaylak pilota mağlup olmasını gerçekten unutamamıştım.
    ——————————————-
    Ali Ünal'ın da bu taktiği kullanmış.
    Asıl söylemek istediğinin her 2 kesimden de makul karşılanabilmesi için girizgah kısmında sonunda söyleyeceğinin aksi istikametinde yorumlar yapmış. sonunda da içini dökmüş. (tabi bunda yanlış birşey yok)

    Ayrıyetten Lewis'in pilotajı hakkında olumsuz da konuşmamış, (F1′in iyi pilotu olarak gösterilen diaza karşı önemli bir üstünlük kurması,), sadece Ali Ünal'a bizimkinin kişiliği batmış o kadar. o kısmı da makul karşılanabilir.
    ++++++++++++++++++++++++++++

    Hamilton'da olmayan bir "öz"den bahsetmiş. var mı yok mu kısmına girmeyeceğim.

    ama var olan bir öz'den hemde asıl öz'den bahseden birini buraya kopyala/yapıştır yapabilirim.

    John Booth:Her zaman geçiş kabiliyeti olan bir pilottur. Kararlarında çok katıdır. Bir karar almışsa gerisini düşünmez. Bu bir içgüdüdür.

    Yeterince kafi. aradığımız özellikler zaten bunlar değil mi?
    ——————————————————————————————————

    Ayrıyetten yazı çok başarılı diaz fanları bile yazının içine gömülü olan, kendileri açısından olumsuz tarafları kabullenmiş vaziyetteler. yani Lewis'e mağlup olduklarını %100 oranında kabul etmişler.

  11. nerde bizim cilt dergi fasikül sayfa arşivcileri

    adam yazmış işte alın tepe tepe saklayın

    malzeme bu.

    ben kaale almıyorum artık bu pilotun hiç bir hal haraketini

    çünkü f 1 bir değer katmıyor karalıyor ben demiyorum yalnız..

    yukarıdaki yazı ve pilotun kendi ifadeleri..

    neydi o..

    ALDATAN ALDANIR mıydı neydi…)))

  12. Püfff tepkiye bak kınıyor muş nasıl bir fanatizm içindesiniz yahu. İyi sırf kimsenin kutsalına dokunmamak için tarafsızlık izanıyla spor ortamında kimse bir şey yazmasın, demesin. Böyle olacaksa dünya spor yazarlarına zaten ihtiyaç kalmamıştır…

  13. arkadaşlar şunu da belirtmek istiyorum. herkes gerçekler falan demiş ama gördüğüm kadarıyla buradaki hemen hemen herkes bir takım yada pilota taraf. bu gerçekler biraz taraflı gerçekler. bana göre benim düşüncelerim de gerçek ama burdaki bir çok yorumla uyuşmuyor…

  14. ali bey diğer pilotlar hakında da aynı tarafsızlıkla yazılarınızı bekliyoruz. sadece hamiltonla olmaz. o yazılarınızı okuduğumuzda hem sizin tarafsızlığınızı hem de burdaki tarafsızların ne kadar tarafsız olduğunu anlayabiliriz. bu tarafsızlık sadece bu yazıyla biraz havada kalır bence…

  15. Ali bey, daha önce temas ettiğim noktalar hakkında bir yazı yazmış, tebrik ediyorum. Ama ne yazık ki, yazı ne kadar tarafsız olsa bile, yorumlar taraflardan gelir ve çoğu zaman anlayıştan yoksun, alaycı ve saygısızdır. Her spor sever istediği taraf olmakta özgürdür ama tarafsız gözle gerçeklerin anlatıldığı yazılar benim için değerlidir. Bu açıdan bu yazıyı beğenmiş olmaktayım ancak tabii ki, yazdığınız yazıya göre farklı kitlelerce "diğer taraf" ya da "düşman" olarak algılanabilirsiniz. Gerçekleri açıkça söyleme cesaretini göstermek büyük bir saygıyı hakeder, keşke her izleyiciden aynı saygıyı görebilsek. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  16. Ben sitenin şu ya da bu takım sitesi olarak değil sadece o lafına cevaben yazdım doğru bulmadığımı belirttim gerisi boş benim için ama açıklamana teşekkür

  17. katıldığım yerleri olduğu gibi katılmadığım yerleride var yazının. Taraflı yada tarafsız yazılsın ne farkeder düşüncelerini dile getirmiş. hamilton'ı şanslı gören bir insanım bende ama bu şansı kendisi yarattı yeteneğiyle yarattı kalitesiyle yarattı. 2007 yılında en hızlı ve en dayanıklı arabaya oturmak suçsa bütün pilotların şampiyonlukları zan altındadır çünkü bütün şampiyonlar hızlı araçlarla şampiyon olmuşlardır. yarıştığı bütün serilerde şampiyon olmuş bir insanın 2007 yılındaki mclaren mp4-22 aracına oturması çok önemlidir kariyerine muhteşem bir otomobille başlaması bazılarının eleştirilerine neden olsada başarısıyla herkesin sesini kesmiştir. körü körüne fanatikçe duygularla onu savunduğum olmuştur ama eleştirmesinide biliyoruz en büyük kusurunun sıcağı sıcağına saşma sapan açıklamalar yapması olduğunu mclarenciler dahil herkes bilir.

    2007 yılı onun için çok iyi geçmiştir her anlamda. takım arkadaşı bir çifte şampiyondur onun tecrübelerinden yararlanmıştır ama onun yeteneklerini göz ardı etmek yanlış olur. ilk yılında şampiyonluğu 1 puanla kaçırmak herkese nasip olmayacak bir başarıdır. ama açıklık getirmek istediğim bir konuda şu hamilton bu hafta çok kötü şeyler yaşadı. her anlamda cumartesi pole beklerken 9.oldu pazar günü bazı olaylara karıştı ama herkesin onu suçlaması vurun abalıya anlayışır. massa'nın ferrari kariyeri tartışılırken yarış dışı kalmasını hamilton'a bağlaması ama video görüntülerinde hamilton'ın zerre kadar bir suçu olmadığının belli olması bazılarına geri adım attırmıştır. maldonado gibi bir pilotun hamilton'ın şampiyonluğuna dahi dil uzatması şampiyon gibi sürmüyor açıklaması aslında suçu üzerinden atmak için iyi bir plandır. umarım bundan sonraki kazalarında kendinide azda olsa suçlu görür. hamilton direk gelip mclarende yarıştı diye onu eleştirmek sadece bir kıskançlık ve içindeki ezilip kalmış duyguların dışa vurumudur. dediğim gibi hiç bir formula 1 pilotunun sicili temiz değildir ve sadece lewis kendini beğenmiş değildir her pilot en iyi olduğunu düşünür. hamilton'ın karıştığı olaylar nasıl skandalsa schuminin 2006 monacoda alonsonun hızlı turunu engellemek için la rascasse virajına aracı park etmeside o derece skandaldır. 2008 singapurda yarış kazanmak için bir takımın düzenlediği bir plana takım arkadaşının hayatı pahasına dahi ses çıkarmamak ve olaylardan haberim yok demekte bir okadar skandaldır. eski takım arkadaşı şampiyon olmasın diye onun rakibine yarım edeceğinide açıklamak bir skandaldır. kimse kendinisini sütten çıkmış ak kaşık görmesin. formula 1 şampiyon olmak için ve sevmediği arkadaşı şampiyon olmasın diye bir çok pilot bir çok skandala karışmıştır. ali bey düşüncelerini yazmış olsa da, saygı duyuyor olsam da keşke şuanda yarışan mevcut pilotlarında karıştığı skandallara yazılarında yer verseydi. son olarak hamilton her ne kadar birçok saçma işe karışmış olsada şuanda Formula 1'in Top Driver'idir ve onu sevmek yada sevmemek zorunda değiliz ama bunlar gerçeklerdir. Lewis Hamilton bir projedir mclarenin önümüzdeki yıllarındada başrol oynayacaktır. biz onu seviyoruz onu sevdiğimiz için kimse bizi eleştiremez ama onun tertemiz bir sicile sahip olduğunuda iddia etmiyoruz eğerki kim tuttuğu pilotunun tertemiz bir sicile sahip olduğunu düşünüyorsa yanılması an meselesidir.

  18. Abartmayalım. Çok iyi hatırlıyorum. GP2 yarışı Silvertone idi. Köpük bariyer değil reklam pankartı gibi dandik birşeye çarptı. O çarpmayla şoka girdiyse anlaki Lewis in dediği gibi olmuştur.

    Birde spin atmadı. Üç kişi girdiler viraja iç tarafı alan Lewis idi. En dışta kalan nelsondu. doğrudan pist dışına çıktı. Silverstone nin ilk sektöründe.

    Bu da videosu

  19. -Arkadaslar okuyun alintidir:

    http://www.trf1.net/ozel-icerik/kose-yazilari/20280-sari-kaskli-efsane.html

    Son söz L. Hamilton için. Monaco Gp’ de onu izlediğim anlarda, Aytron Senna’ yı görür gibi oldum. Agresif stili ile sadece ilerlemeyi ve kazanmayı düşünmesi ve en önemlisi bu düşünceleri uygulayabilmesi bence mükemmel bir özellik. Yarış içerisinde çekiştiği ve temas yaşadığı pilotlar onu eleştirdi. Tıpkı Senna’ yı eleştirenler gibi. Formula 1 seyirciliği kariyerimde tuttuğum tek pilot Aytron Senna’ dır. Bu L. Hamilton’ u tutuyorum demek değildir, fanı da değilim. Ancak pist üzerinde gerçekten yarışan bir pilot görmek bana zevk veriyor. L. Hamilton’ u agresif olmakla suçlayanlar, Senna – Prost çekişmesini izlemeyenlerdir. Ve gerçek yarışın ne demek olduğunu henüz öğrenmemişlerdir.

  20. şimdi bakıyorumda,
    bu görüntülerde özellikle sonlara doğru yeni bir kamera açısı gösteriyor,
    yani tam cepheden,
    Moldanado-hamilton çarpışması ile Nelson-Salazar çarpışması arasında bir fark yok gibi,
    dediğim gibi o ceopheden çekilmiş kamera açısı herşeyi net gösteriyor,
    burada F1 dilinden konuşmak ve iyi analiz etmek gerekir,
    şimdi soruyorum sizlere özellikle mclarencilere,
    bunun neresi agresiflik?
    agresif agresif agresif diye diye övüpde bitiremediğiniz pilotunuz Salazar gibi işte :)
    başka nasıl anlatılabilirki veya izah edilebilir.
    sizlere inanmak güç gerçekten (mclarencilere)

  21. Çok mantıklı bi yazı olmuş bence bu yazı tamaıyla gerçekleri hiç taraftarlık yada düşmanlık olmadan olduğu gibi aktarıyor. Bu yazıya karşı çıkanları anlamak pek mümkün değil çünkü burda hamiltonu yermek gibi düşünce yok sadece hamiltonun insanlara sunduğu yüzü yansıtılmış. Tebrikler Ali Bey çok akıcı ve güzel bir yazı olmuş.

  22. Yazı 100% gerçekleri yansıtıyor, objektif veya subjectif olması hiç bir şey ifade etmez.

    Biz alonsoyu bundan yıllar önce dökülen araçlarda sürüş yaparken tutumaya başladık, içimizdeki sevgiyi besledik büyüttük, gün gelecek şampiyon olacak dedik, bel bağlladık. Nitekim üst üste 2 kere oldu. Daha da olacak inşallah.

    Siz ne yaptınız, geldiği gibi en iyi arabaya oturan birini göklere çıkardınız. Siz bu adamın neyini gördünüz çok merak ediyorum. Hep en hızlı arabalarla yarışıp kendini senna moduna soktuğunu mu gördünüz, yoksa gerilerden başladığı yarışlarda milletin yarışını katletmesi mi hoşunuza gitti.

    Ney yaptı arkadaş bu hamilton bir anlatında biz de anlayalım.

    Hemen 2007 de ezdi muhabbeti gelir şimdi. Neyi ezdi be kardeşim. Bir tarafta 100% takım desteği, bir tarafa yıllardır bridgestone kullanmanın avantajı, yarışların yarısından fazlasına 30bg daha güçlü araçla çıkmak, vs.. vs… bunu içinize sindirip ezdi diyebilecekmisiniz. Bence resmen ezilmiştir bu kadar avantaja ramen.

    Aslında sizin hamilton'u tutma sebebiniz bile ALONSO..

    Neyse o günler geride kaldı. Ben tekar sorumu sorayım, siz bu adamın nesine yapıyosunuz bu fanlığı da ölümüne savunacak kadar körleşiyorsunuz. Şurda soruduğum soruda pist dışındaki saçmalamaları da dahil değil yani.

    Glock sayesinde çakma bir şekilde şampiyon olmanın dışında kayda değer ne yaptı ki bu adam. Aldığı bir ödülmü var yılın sporcusu diye, ben hatırlamıyorum, ya Vetel alıyor ya Alonso çünkü.

    Dünyaya soryorlar tercihiniz diye ?, Mclaren dahil ALONSO diyor. Siz daha ney anlatıyorsunuz ki.

    Siz yazdıkça bizde yazacak bişey buluyoruz. Yormayın kendinizi boşuna. Adam şimdi nicole un koynunda geviş geitiryor, siz burda ne yapıyorsunuz. KOMİK…

  23. hamilton gridin ortasında adam öldürse yine de haklı çıkaracaklar.Körü körüne fanatiklik yapmayın diye feryat edenlerin hamilton yüzünden düştükleri durumu görünce gülmemek elde değil.Çelişki dizboyu olmuş.Taraftarına küfür etmesinde dahi açık kapı bulup savunabilen zihniyetlerin monakoyu,2009 avustralyayı,2007 fujiyi vs.vs. savunması çok normaldir.
    hamilton gridde kendinden başkasının olmadığını zannederek sürüyor ve taraftarları da buna heyecan diyor.Sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını sevme özelliğimiz tahrip edilmiş.
    2006 yılında piquet spin atarak kaza yapmış ve köpük bariyerlere girmişti.Şoka girmiş ve bir süre konuşamamıştı.Hamilton pike için muhtemelen ağzı köpük doluydu o yüzden konuşamamıştır demişti.Kaza yapan bir meslektaşına geçmiş olsun demek yerine ağzına köpiük kaçmıştır demenin farkını siz ölçün.
    Başka pilotları eleştirirken aslan kesilenler aynı şeyi şimdi neden yapamıyorlar.

  24. webber-hamilton örneği ile pekiştirmek istiyorum,
    bilirsiniz webber-hamilton kapışması bir çok defa karşımıza çıktı,
    örnek veriyorum,
    webber-hamilton 2008 monza'da kapışması vardı,
    birde 2010 singapur kapışnması var :)))
    işte tamda burada "karma yasası" devreye giriyor.

  25. yazıyı tekrar tekrar okudum Ali bey…
    belkide göremediğim bir noktaya bakıyorsunuzdur diye..
    Lewis'in sözleri bana kabul edilebilir geliyor o anki ruh hali yarıştaki hırsı diğer benzer yarışçılara baktığımda, kabullenilir geliyor..
    belkide olaya daha derinden bakıyorsunuz…
    belkide benim göremediğim bir pencereden…
    belki daha duygusal ve sınırları efsane diye addettiğimiz yarışçıların çizdiği bir çerçeveden…
    bu bakış açınızdan görüneni görebilmem için belki Lewis'in başka takımda sürmesi gerekiyordur…
    Dediğim gibi McLaren ve ona layık görülen yarışçılar da benim yumuşak karnım….
    Sürçü lisan ettiysem affola….

  26. pek fazla objektif bir yazı olmamasından dolayı pek beğenilir bulmadım. Hamilton un hataları var elbet, özellikle yarış adrenalinin etkisiyle sıcağı sıcağına(muhabirler ne soruyolar bilmiyoruz ama) röportajlarından hoşlanmıyorum.Politika mı yoksa yarışın etkisi mi bilemicem ama bazen hoş olmuyor bu ve özür dilemesi de öyle. Bu konudaki tespite aynen katılıyorum. Vettel ile ispanya yarışı sonrasındaki güleerek kurdukları diyalog da küçümse çıkarman lewis antipatizmini gösteriyor.rb7 nin muazzam yere basma gücüne hayranlığını da dile getirmiş olabilir.vettel ile aralarında gülüşmelerle sohbetten bu denli çıkarım nasıl yapıarılabilir. Ayrıca rb7 nin en önde başlaması ve monoco da da hızlı olması diğer yarışlarda da oldugu gibi vettelin alıp başını gitmesini ve kazanmasını monoco gibi bir pist için söylemek diğerlerine saygısızlık olarak görülemez.
    Yazılarını genellikle okumuş ve iyi bulmuşumdur ancak bu yazın fanatizm bağlantısı içinde duygularından arınamamakla birlikte objektiflikten oldukça uzak kalmış.

  27. ismail bey gerekli cevabı vermiş….tekrar yazmaya gerek yok fakat…
    benimde yumuşak karnım Mclaren olabilir mi acaba? ve bu takımın direksiyonunu kullanan pilotun orayı hak etmesi ile oraya oturması ilişkisine binaen yaptığı hataların görmezden gelinemeyeceği gibi başka pilotların bunu yaptığında, dik alasını yaptığında sorunlar çıkmıyor ise o kişilerin karakterinde sorun olmuyorsa…neden? lewis ? diye sormak…benim için aymazlık mıdır…
    senin için kabullenemezlik midir?

  28. -Ali Ünal bey e saygimiz var, yazilarini da hep okuyoruz daha fazla birseyler ögrenmek icin
    -Ancak bu yazi beni Hamilton fani olarak yaraladi
    -Dünya sampiyonu olmus ve harika bir sürücü olan Lewis Hamilton u bu sekilde yazi sonu itibariyle burada harcamak kusura bakmayin ama sizin bile haddinize degildir.
    -Lewis in kalitesi pist üzerinde bellidir.
    -Ben de kusura bakmayin pist üstündeki Lewis ile ilgileniyorum.
    -Pist disinda ne yaptigi ile cok da ilgilenmiyorum. Ne giymis, ne demis.
    -Ben kendi Karting sürüs stilimden becerdigim kadari ile Lewis in tarzini uygulamaya calisiyorum ve agresif bir sekilde yarisiyorum.
    -Kaybettigim zamanda onun gibi cildirip uyuz oluyorum.
    -Örnegin son 4. oldugum yarista 6. olan bana cok agresif oldugumu söyledi
    -Ben de ona burasi KARTING sevmediysen yapma bu sporu dedim. Bunun dogasinda bu var dedim.
    -Siz simdi beni de silersiniz ama neyse.
    -Bu arada sacim da uzun insallah problem olmaz sizin icin :))

  29. bütün ferrari taraftarlarını kast etmediğimi not düşmemek için mi yazıyorsun yoksa…
    bu sitenin mclaren sitesi olduğunu sende düşündüğün için mi yazıyorsun?
    eğer bir eksiklik ise anlaşılması zor ise! belirteyim…
    bunu yazan taraftarlar kendini biliyor…lafı ortaya attım alan alan alır mantığı yok…bilginize…

  30. arkadaşlar Ali Ünal bu işe gerçekten gönül vermiş ve gerçekten çok zaman ayıran bir insan…bu açıdan saygı duyulması gereken bir insan…elbette bir takım ve pilotu destekleyecektir. önemli olan objektif yazmaya çalışmasıdır. yazılarında katılmadığım düşünceleri olsada yeteri kadar objektif yazdığını düşünmekteyim. bu yazı hamiltonun ne kadar iyi bir pilot olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. hamiltonda insandır hatalı ifadeler kullanabilir ama hiç bir hatayı sürekli yaptığını ben görmedim. fan sayısının çok olması sürüş tarzı ile alakalıdır. her ne kadar kimi gibi asla muhteşem bir yıldız olamayacak olsada yinede iyi bir pilottur. kendisini severim. çok sevdiğim arkadaşlarımın çok sevdiği bir pilottur. takdir i ilahi şu an kimi sayesinde f1 e girmiştir. kimi kalsa idi mclarende şu an belkide sıradan bir takımda mücadele etmekteydi. ama yinede bir kaç sene sonra iyi bir takımda kendine yer bulurdu.
    herşey nasip kısmet…kimi kabul etseydi geçen sene mclarenin teklifini ikinci yılında daha az aldığı parayı fazlasıyla geri alırdı bizde onu seyretmekten mahrum olmazdık. o da f1 den ayrı kalmanın acısını yaşamazdı. zannetmeyin ki çok mutlu şu an…öfke ile kalkan zarar ile oturur. yarın geri dönemeyeceğimiz laflar etmemek lazım. yine geçen sene reno için ağır konuşmasaydı kubicadan sonra kimi reno ile şu an yarışmaktaydı. tükürdüğünü yalama özelliği olmadığı için şu an başka dünyalarda…
    sporda fiziki mücadelenin dışında birde arka planda konuşulanlarda başarı için önemli etkendir. her ne kadar mübah olarak görmesekde bu tarz açıklamalar sporun doğasında maalesef var….

  31. mesele onlar yaptı bu da yaptı değil, onlar yapınca yanlışsa bu yapınca da yanlıştır.Ancak onların yanlışı göze batmayıp irdelenmeyip bu adamın aynı yanlışı abartılı tartışılmakla birlikte(objektiflikten uzak biçimde), bu adamın her hareketi doğru ya da yanlış subjektif bakılarak en ufak kıvılcımda yangın çıkarmış gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yanlış hatırlıyorsam düzelt petrov kazasını bile senin hamilton un suçu olarak göstermen bunu kanıtlıyor

  32. Sitesinde kendisini Schumacher insanı olarak addeden ve herhangi bir pilotun karakteri ile ilgili en son konuşması gereken kişinin tarafsızlık elbisesini çıkarıp işi Hamilton'ın sakalı ve gözlüğüne kadar götürüp nefretini kustuğu bu yazının, mottolarından birisi tarafsızlık olan bu sitede yer almasını kınıyorum. Dileyen yazarın kendi sitesinden yazılarına ulaşabiliyor zaten.

  33. kimse sütten çıkma ak kaşık değil bunun içinde rahmetli sennada dahil. neyin tartışmasını yapıyosunuz her pilotun doğruları yanlışları olmuştur mclaren yada hamilton taraftarı değilim ama bu dönemler ( İYİ PİLOT OLAN ) herkezde olmuştur. eski takipçiler çok şey görmüştür ne istiyorsunuz yani yarış izlerken uyumayımı ataksız stratejisiz heyecansız yarışları izlemeyimi ? tamam hamilton yada bir başka pilotun sürüş sitilini savunmuyorum her pilotta farklı bir tarz vardır (belki uygun tarz değildir) ama hamilton asla kötü bir pilot değildir..hamilton çoğu zaman hırsına yenik düşmüştür. örnek geçen seneki vettelle ile şuanki vettel bir değil yada 2005-2006 daki alonso ile şuanki alonso bir değil.. pilotları eleştirelim ama şu gridde alonso, hamilton, vettel schumacher de olması kusura bakmayında neyi izleyeceksiniz..SAYGILAR….

  34. Bakın, siz daha bu mesajı yazmadan önce Ali Bey çok güzel bir şekilde yanıt vermiş bile.

    Hmmm. Acaba bu siteyi ne kadar zamandır takip ediyorsunuz. Tanıtım kısmına yazmasaydım, acaba kaç kişi anlayabilirdi benim yumuşak karnımın Schumacher olduğunu? Kaldı ki orada da taraftar kelimesini kullanmadım, “sürücü fanatikliği” yapmadığımı özellikle belirttim ve “resmi insanı” derken de bir sözcük oyunu yapmaya çalıştım zira Schumacher, benim 14 yaşımın getirdiği nostaljik bir öykünmedir sadece. 1,5 yıl kartingde yarışmış, kupalar kazanmış biri olarak, nostaljik bir öykünme. Bu kadar. Bu yazıda bahsettiğim ve sizin, anladığım kadarıyla biraz ıskaladığınız körü körünelikle beni bağdaştırmanız benim için haksızlık.

    "Benim pilotuma laf ediyorlar, ben de onunkine laf edeyim" mantığı ile yapılan savunmalar savunma değil, rezalettir. Demek ki pilotunuzu savunmak için söyleyecek bir şey bulamıyorsunuz ki bu yola başvuruyorsunuz. Sizin gibileri futbol tartışmalarında görmeği tercih ederiz.

  35. hamilton un psikolojisini anlamak için pistin tozunu yutmak yarışmanın ne demek olduğunu hissetmek gerekir burda yorum yapan arkadaşların en azından karting turnuvalarında organizasyonlarında yarışarak bu duyguyu tatmasını ondan sonra yorum yapmalarını öneririrm hız aynı olamasada mantık mücadele ruhu aynıdır ve bu mücadelede eşsiz olan duygu atak yapmaktır bunu yapabilen pilotlara aslında herkes özenir massa ve maldonado gibi sıradan pilotlar da bilirlerki aslında özel olan bu işi daha iyi yapan hamiltondur ve kuralların arkasına sığınarak onu eleştirirken aslında kıskançlık yaşamaktadırlar hamilton f1 den çekilme tehditi şımarıklık yapmıyor hangi seride olursa olsun yarışma duygusu olmadan bu sporun anlamsız oacağını söyüyor ve çok haklı böyle pilotların atakları olmadan motorsporları gerçekten anlamsız bir raikonen bir montoya neden unutulmuyor sıradan atak yapamayan sadece turlayan pilotlar oldukarı içinmi yoksa atak cesur pilotlar oldukları için mi motorsporlarını sevdiğini f1 le ilgilendiklerini düşünen burdaki tüm arkadaşlara bu işin ruhunu anlamarı için karting yarışlarına katılmalarını öneririm

  36. Ayrıca geçmişte yapılanlar şimdi yapılan hataları meşrulaştırmıyor.Sizinki öyle bir mantıkki aman efendin ne var yani bak x şahısı zamanınıda böyle yaptı bu gayet doğal tipik bir saçma savunma yöntemidir.Şimdi ise bunu yazarlar yapıyor siyasi amaçlarla neymiş vay efendim her dönemde olmuşmuş.O zaman ben çıkıp birini vurayım yahu kardeş kızma ilk defa mı adam vurdular diyeyim değil mi?Hadi madem savundun bu mantıkla Ferrari taraftarlarına ne laf atıyorsun onlar mı haberi hazırlamış,onlar mı ceza vermiş Hamiltona.Herkes yorumunu yapıyor.Bu kadar zor mu ya birini savunurken,düşünceni savunurken başkasına laf atmamamak

  37. "massa ya yaptığı atağa gelelim. Orda kimse bana Lewis in suçlu olduğunu anlatamaz. Çünkü çok açık ve net bir şekilde Lewis in telsizden anlatığı gibi oldu. Aynı şekilde maldonado olayında olduğu gibi. Yani geçin bunları."
    Lewis bu iki olay için özür diledi. Ama sanırım fikrin değişmez..

  38. Kim ağlıyor kardeşim,Ferrari taraftarları ile ne alakası var şimdi olayın.Ayrıca geçmişte Schumi de pek çok ceza aldı sen bambaşka oalyları açmışsın konu Lewis onun yaptıkları.Sen ağlıyorsun asıl belli ki zoruna gitmiş avukatlık yapıyorsun.Adam akıllı yorum yazın milletin genelini alıp ağlıyorlar falan laflarını bırakın.Şimdi bende topluca Mclaren fanlarını mı itham edeyim bir takım sözlerle

  39. şimdi hamilton'ın avukatlığını yapmak da diyebilirsiniz buna, ama kimin ne diyeceğini düşünürsek işin içinden de çıkılmaz değil mi? ne güzel ki yazınıza yorum ekleyebiliyoruz.!
    sıkı bir schumi taraftarısınız bunu kendi sitenizden biliyorum.
    acaba schumi için ne demeli diye sordum kendi kendime hani benim tavuğuma kışt der gibi oldu o açıdan.
    yoksa bireysel algılamayın.aracı yolun ortasına park etmekten,pist üstünde yapılan kontrata dayalı yer vermelere mi yoksa benettonda iken sonraları briatore'nin gene kişiliğine uygun olarak nasıl bir araç yaptıklarını sanırım biliyorsunuzdur bunları dile getirmelerine mi? ve bunların hiç biri için FIA'dan ceza almamasına mı bağlıyoruz acaba schuminin efsane bir şampiyon ve karakterli olduğunu.
    kimse öyle olduğunu söylemiyor da diyebilirsiniz haklısınız da derim fakat hepimiz eğri oturalım :)
    veyahut schuminin, david'in – hakkinen'in şampiyonluğu için fren yaptığını düşünerek aracının ön sağ amortisör bağlantı noktasının parçalanmasına sebebiyet veren olayda kimse bana bunu yapamaz diyerek Mclaren garajına dalışını hangi ihsanı dil ile açıklayabiliriz? yada damon hill'in üstüne sürdüğü ve üstünden uçtuğu yarışta yada villeneuve'e kasıtlı çarpma (yorum koymuyorum bunların hiç birine size bırakıyorum nasıl olsa siyahi bir gencin takımının psikolojisini de bozduğunu söyleyecek kadar bir yerlerde geziniyoruz:) )

    alonso için konuşmak istemiyorum bazı arkadaşların roman olurdu demesi yeterli…

    aklıma gelmişken japonya yarışını hatırlatırım Senna – Prost…ne alaka diyenler açsın izlesinler kim kimin üstüne sürüyor?! o buna çarptı geç fren yaptı…garajıma girdi adam dövmeye..pist üstünde yasallık yoktuda …söz ettide yaptı ''ama etti gitti geldi dedi'' gözlüğü ile baktıkça ormanı kaçırırsın arkadaş…
    ağaçlara bakıcam diye ormandan uzaklaşmayın derim ….

    Lewis'de böyle bir adam kimsenin garajına girmiyor, araçların üstüne sürüp yoldan çıkarmaya çalışmıyor,üstünden uçmuyor, evet azminden hırsından dolayı gereksiz sözler söylüyor…ama bizler 20'li yaşların başında nasıldık? kendinize bunu sorun, zamanla herkes büyüyor..o da büyüyecek hatalarını zamanla görecek…
    ince sakal da bırakır küpede takar…etekde giyer ama bu pist üstünde onun herkesi delirtecek kadar hızlı herkesin aynada gördüğü anda bir taraflarının çarşafa dolanmasına sebep olan pilot olduğunun gerçeğini değiştirmez…

    Not ( bir taraflarının çarşafa dolanması lafım yüzünden umarım mesajımı silmezsiniz!
    Ali bey'in cümle içinde ki ''taşaklı'' kelimesine dayanarak yazdım…

    DÜN AĞLAYAN ferrari taraftarları bu site ferrari sitesi ya bakın ne güzel sektirmiş ferrariye…
    ŞİMDİ SİZDEN ABDULLAH BEY'E DURMADAN TEPKİ MESAJLARI YAZMANIZI BEKLİYORUZ.. :)

  40. şimdi hamilton'ın avukatlığını yapmak da diyebilirsiniz buna, ama kimin ne diyeceğini düşünürsek işin içinden de çıkılmaz değil mi? ne güzel ki yazınıza yorum ekleyebiliyoruz.!
    sıkı bir schumi taraftarısınız bunu kendi sitenizden biliyorum.
    acaba schumi için ne demeli diye sordum kendi kendime hani benim tavuğuma kışt der gibi oldu o açıdan.
    yoksa bireysel algılamayın.aracı yolun ortasına park etmekten,pist üstünde yapılan kontrata dayalı yer vermelere mi yoksa benettonda iken sonraları briatore'nin gene kişiliğine uygun olarak nasıl bir araç yaptıklarını sanırım biliyorsunuzdur bunları dile getirmelerine mi? ve bunların hiç biri için FIA'dan ceza almamasına mı bağlıyoruz acaba schuminin efsane bir şampiyon ve karakterli olduğunu.
    kimse öyle olduğunu söylemiyor da diyebilirsiniz haklısınız da derim fakat hepimiz eğri oturalım :)
    veyahut schuminin, david'in – hakkinen'in şampiyonluğu için fren yaptığını düşünerek aracının ön sağ amortisör bağlantı noktasının parçalanmasına sebebiyet veren olayda kimse bana bunu yapamaz diyerek Mclaren garajına dalışını hangi ihsanı dil ile açıklayabiliriz? yada damon hill'in üstüne sürdüğü ve üstünden uçtuğu yarışta yada villeneuve'e kasıtlı çarpma (yorum koymuyorum bunların hiç birine size bırakıyorum nasıl olsa siyahi bir gencin takımının psikolojisini de bozduğunu söyleyecek kadar bir yerlerde geziniyoruz:) )

    alonso için konuşmak istemiyorum bazı arkadaşların roman olurdu demesi yeterli…

    aklıma gelmişken japonya yarışını hatırlatırım Senna – Prost…ne alaka diyenler açsın izlesinler kim kimin üstüne sürüyor?! o buna çarptı geç fren yaptı…garajıma girdi adam dövmeye..pist üstünde yasallık yoktuda …söz ettide yaptı ''ama etti gitti geldi dedi'' gözlüğü ile baktıkça ormanı kaçırırsın arkadaş…
    ağaçlara bakıcam diye ormandan uzaklaşmayın derim ….

    lewis'de böyle bir adam kimsenin garajına girmiyor, araçların üstüne sürüp yoldan çıkarmaya çalışmıyor,üstünden uçmuyor, evet azminden hırsından dolayı gereksiz sözler söylüyor…ama bizler 20'li yaşların başında nasıldık? kendinize bunu sorun, zamanla herkes büyüyor..o da büyüyecek hatalarını zamanla görecek…
    ince sakal da bırakır küpede takar…etekde giyer ama bu pist üstünde onun herkesi delirtecek kadar hızlı herkesin aynada gördüğü anda bir taraflarının çarşafa dolanmasına sebep olan pilot olduğunun gerçeğini değiştirmez…

    Not ( bir taraflarının çarşafa dolanması lafım yüzünden umarım mesajımı silmezsiniz!
    Ali bey'in cümle içinde ki ''taşaklı'' kelimesine dayanarak yazdım…

    DÜN AĞLAYAN ferrari taraftarları bu site ferrari sitesi ya bakın ne güzel sektirmiş ferrariye…
    ŞİMDİ SİZDEN ABDULLAH BEY'E DURMADAN TEPKİ MESAJLARI YAZMANIZI BEKLİYORUZ.. :)

  41. Ali Ünal'ın bu yazısındaki ilk bölüm gayet objektif ve yapıcıydı. ayrıca doğru noktalarada temas etmiş. ancak ikinci bölümde tamamiyle lewis hamiltona duyulan nefreti görememek mümkün değildir. ilk bölümde lewis hamiltonun (+) ve (-) ortaya konulmuş ancak zaten hemen hemen tüm f1 pilotlarının özelliği bu değilmidir. alonsoda gittiği her takımda araç yavaşken eleştirmiştir. tüm takım arkadaşlarıyla problemi olmuştur. o da kendisini en iyi olarak nitelemiştir. monacodaki kazaa olayına gelirsek schuminin 2010 macaristan yarışında rubense yol vermemek adına yaptığı savunmayı hatırlamayan yoktur. ayrıca schumi 2010 senesinde birçok kazayada karışmıştır. o da özür dilemiştir. ancak tepkiler böyle olmamıştır. her yıldız pilotun inişli-çıkışlı kariyeri olmuştur ancak bazılarına karşı gösterilen tepki bariz taraflı olmuştur. işte bu yüzden Ali Ünal'ın lewisin sakalına ve gözlüğüne atıfta bulunarak yazdığı yazıyı objektif bulmuyorum ve taraftarlarınıda körü körüne taraf tutmakla suçlamasınıda kınıyorum…

  42. Pist yarışlarının yanında psikolojik savaş da devam ediyor.

    "Yok sizde DF çok." Vettel'de DF çok da Webber'de az mı? Hamilton: Sen bu kadar mı gerizekalısın, adamın takım arkadaşını geçip kendini geçemeyince mi bunu diyorsun. Aynı araçla Webber tur yemeyen son pilottu.

    "F1'de aşırı aero var." Alonso efendi! Bu şampiyona GP2 gibi spec-series değil. Motorsporlarının zirvesi olarak tanımlanan bir şampiyona. Sen git takımını dürt patronunun sözünü tekrarlayacağına. Yarışında sorun yok zaten, elindeki araçtan azamiyi çıkarıyorsun.

    F1'deki strateji faktörü artık canımı sıkmıyor. Artık bodoslama dalıp özür dilemeler, rakibe aşağılayıcı söylemler ve içi bomboş demeçler canımı sıkıyor. Belki de o yüzden Hamilton ve Alonso'ya ısınamadım.

  43. Bu kadar taraflı bir yazı daha önce ne okduum nede başka bir yerde gördüm. Yazar arkadaşın diğer yazılarını beğeniyordum. Ancak aynı kendisinin dedigi gibi bu yazı onun benim gözümdeki degerini "00"ladı. …

  44. Hamilton'ın Macaristan'da yaptığı ters hareket ve Alonso'nun buna verdiği tepki yüzünden ortaya çıkan sorunların Mclaren'e çantada keklik olan bir dünya şampiyonluğunu kaybettirmiş olması ne garip değil mi? Herkes ve özellikle mclaren taraftarları dahil Alonso'ya verip veriştirirken kendi takımının aldığı kararları uygulamayarak kendini bir şey zanneden Hamilton'ı bağırlarına bastılar. Ve tabi bu hatalar görmemezlikten gelindi tıpkı şuan yaptıkları gibi.

    Hamilton geldiği nokta ile F1'in sennası değil, sadece dünya şampiyonluğunu kazanabilmiş olan bir montoyadır gözümde, ki montoyayı da çok severdim, hamilton'ı o kadar sevmiyorum :) Sorumsuz davranışları ortada…

    Şu rakiplerinin onu geçmesini otomobile bağlayan tutumu ben yeni farkettim ve Ali Ünal'a katılmamak bu konuda elde değil. Vettel'e hatta 2009'da Button'a yeterince saygı gösterilmedi, araç dendi, oysa bu pilotlar gerçekten çok üst düzey pilotlar ve aralarında ki hız farkları değişken olmakla birlikte inanılmaz az. Tüm yarışan pilotlara saygı göstermek lazım, Karthikeyan'dan Schumacher'ine kadar

  45. """ Hep söyledim yine söyleyeceğim Mclaren 2007'de çok büyük hata yaptı bunun tüm ölçeğini sonradan anladılar belki ama geç oldu. Derecesi ne olursa olsun o gün Lewis'e hooop dur bakalım seni arkaya çekiyoruz, izlenmedesin demeliydiler zira sonra ki zamanlarda da Fernando o takıma daha fazlasını verebilirdi buna inanıyorum. İşin özü ne olursa olsun bir çaylağa
    2 dünya şampiyonluğu olan farklı bir çizgi ortaya koyan pilotu sattılar ve bu sonra ellerinde patladı.."""

    """ Alonso'da da ben yenilmezim tavrı vardı bi ara son devirde görmüyorum çok şükür ki. Lewis'de bundan kurtulmalı. """

    Süper değerlendirme, yukarda yazdıklarının 2 side çok ince çizgiler dile getirdiğin için teşekkürler hocam..

  46. Özellikle ana temasına, bazı noktalarına en net olarak da son paragrafına katıldığım bir yazı.
    Bazı noktalar daha hafif anlatılabilir miş, ağır mı acaba diye düşünmek gereksiz çünki zaten bu kişinin kendi tecrübesi, bakışının yazıya dökümü.

    "Şuminin hata oranını yakalaması yeterlidir Senna kadar efsane olabilmesi için" aynen Schumacher'in hata oranını yakalamasıyla (ilk yılları :)) beraber şikayetçiliği bırakma ile başarılar da ortaya koymalı ki Senna'nın oranını yakalayacaksa zaten ohooo çok acayip başarılara imza atması lazım. Yoksa altından ne yaparsa yapsın kalkamaz.:D

    Evet bende geçiş izlemek istiyorum kim olursa olsun, kaza da göreceğim tabi ki, hatalar da ama işte bizim gibilerin anlatmaya çalıştığı bu "ana tema" altında değil!

    Monaco'daki geçişlerini öyle cetvelle ölçme, biçme, tartışma noktasına gelmek istemedim çünki benim için olayların şekli değildi zaten Lewis'de var olan bir durumun zirveye çıkmasıydı sadece. Bunu eleştirmeye çalıştım. Montoya'ya atıf yaptım çünki onda da sanki laf anlamaz bir tavır vardı. Çok fena geçişler yapıyordu ama çoğunlukla da öyle hallere düşüyordu ki ohoo dememek elde değil. Eleştiriler de hep bu yöndeydi zaten.

    Hep söyledim yine söyleyeceğim Mclaren 2007'de çok büyük hata yaptı bunun tüm ölçeğini sonradan anladılar belki ama geç oldu. Derecesi ne olursa olsun o gün Lewis'e hooop dur bakalım seni arkaya çekiyoruz, izlenmedesin demeliydiler zira sonra ki zamanlarda da Fernando o takıma daha fazlasını verebilirdi buna inanıyorum. İşin özü ne olursa olsun bir çaylağa
    2 dünya şampiyonluğu olan farklı bir çizgi ortaya koyan pilotu sattılar ve bu sonra ellerinde patladı.:D Olmuyor öyle işte takım içi rekabet hikayeleriyle bu iş. O eski dönemde de olmamıştı da herkes bilmez :) üff ne zamanlardı iki büyük pilotla der geçer.
    Kendileri de etiket olarak kullanır o günleri "takım içi rekabet" ne büyük savaş verdiklerini, nelerle mücadele etmek zorunda olduklarını, kayıplarını söylemezler hiç. İşte bu yüzden özellikle Todt ve Brawn Monte'nin Kimi hastalığına karşı duruyordu o dönem. Yönetim kurullarında büyük savaşlar verdiler ama anlamayınca birileri yenilgiyi kabul ettiler. Monte'nin istediği öyle süper yürütülebilir bir şey değildi. Sonuçları skorlarıyla malum…

    Velhasıl kelam Mclaren'in Lewis'i çok iyi tanıdığını düşünüyorum ve taraftarlarının da Button transferini çok iyi okuyamadığını. Çok önemli bir işe imza attı takım o gün daha doğrusu kendilerini güvenceye aldılar. :)

    Pilotların iç dünyaları, yalan, dolandırıcılıkları beni ilgilendirmez ben işe, aşa bakarım ama çıkıp da narsistliğin krallığı…,izleyicilerle dalga geçmeye kalkar, gidin başka şey izleyin tavırlarına bürünürlerse iş değişir arkadaş. FIA, birileri o kadar uğraşsın siyahilik bahsedilmesin diye
    çıkıp bunu bide sen yap oldu mu şimdi. Ver veriştir sonra özür dile geç. Ben böyleyim miş bi geçiş yapabilen Lewis'i izlemedim ki ben arkadaş onlarca sene de. Kusura bakmasın herkes o kendi istediği gibi kabul etmez onu medya, f1 seyircisi bu asar valla adamı. 😀 He o sınırsızca sürmek de
    ona çok bir şey kazandırmaz bu kadar sene de anlayamadı demek ki. Şampiyonluklar öyle dizilmiyor arkadaş. Alonso'da da ben yenilmezim tavrı vardı bi ara son devirde görmüyorum çok şükür ki. Lewis'de bundan kurtulmalı. Hatta anektod olsun Schumacher fanatiklerinin Rosberg'e duygu beslemesinin de arkasında zamanında ki o halleri var.:D Açıkçası ben şöyle diğerlerinden daha iyi bir araçlı sezonda Button'la gerçekleşecek ilişkisini çoooook merak ediyorum. Neler olacak, Mclaren ne sınavlardan geçecek hülyasının cazibesine kapılmıyor değilim.

    İşte sporcunun alası, büyüğü rakiplerine de saygı gösterebilendir bu atlanamaz…

  47. Güzel yazı için ellerine sağlık.
    Tipik McLaren taraftarları bu konunun içine de Fernando'yu katacaklardır.Fernandosuz bir hayat adeta oksijensiz bir hayat gibi olmuş.
    Sayın Ali Ünal'ın Çin yarışından sonra/ Hamilton'un parmağı/ isimli yazısında yazdıklarına alkış tutanlar aynı kalemden böyle bir yazıyı okuyunca olmaz böyle şey diyecek ve tabi ki çareyi Fernando hakkında atıp tutmakta bulacaklardır.

  48. Ne kadar taraflı olduğunuzu bu kadar belli ettiğiniz için teşekkürler.. Kim ne derse desin Lewis HAmilton şuan Formula 1 in süper starıdır ve göze gelen en güzel sürüşü gerçekleştirmektedir. Bir zamanlar herkes böyle sürücülerin eksikliğinden yakınıyordu ama ne işse şimdi böyle savaşçı pilotlar dışlanmaya çalışılıyor. Çok ilginciz.

  49. en komiği de ne biliyor musunuz ? monza 2008'de pilotların ondan şikayetçi olması.her şeyi anladım da bunu bir türlü anlamadım. insanlar bu kadar komik olmamalı

  50. Güzel yazı ve yorumlar için herkese teşekkürler.Her yazılan her menfi yorum gerçekten f1in en hızlısını daha da yüceltiyor.Takım ya da pilot tutmak doğaldır ama herkesin gördüğü bir realiteyi siyasetçi edasıyla evirip çeviremezsiniz.Evet beyler sizdeki yorum ve anlayış kabiliyetine emin olun herkes sahip ama ''Güneşi balçıkla sıvayamazsınız!''.Sayfalarca atıp tutulsa da f1in fizik kuralları şu şartlarda pistteki en hızlı ve yetenekli pilotun ince sakallı ***** çocuk olduğu yönünde.Çabalarınız için teşekkürler.Bu arada Hamiltonun ahlakına dikkat kesilip bu kadar yorum yapılacaksa, Alonsonunkine roman yazılırdı herhalde.Biraz da ondan bahsedelim.Pistte yardımcı bir kamikaze ekürüsi olmadan yarışan bu çocuğu saygıyla selamlıyorum.

  51. Elbette pilotlar yapabilceklerinin en iyisini yapmaya çalışıyorlar ama bunu yaparken hamilton nın ki gibi " ben geçeyimde rakibim ne halt yiyosa yesin" mantığına sahip olmamalılar. Herşeyden önce bu bir spor ve eğer bu sporun göbeğindeysen sporun anlamının ne demek olduğunu çok iyi bilmelisin. Herşeyden önce rakibe saygının ne denli önemli olduğunu iyi idrak etmen lazım. Fakat hamilton daki bu megaloman yaklaşım kendisine pistte sadece kendisinin olduğunu düşündürüyor olmalı. saçma sapan ataklarından sonra "benim tarzım bu" demesi gerçekten çok komik. bu nasıl bir tarz. rakiplerinin sıkıştırıp yarışlarını bitirmek tarz olabilir mi? bunun bazı kesimlerce taktir ediliyor oluşuda ayrı bir ironi. neymiş yarışa heycan katıyormuş. yarın öbürgün bu tarzı yüzünden bir pilot ciddi yaralansa yine heycanlanacakmısınız. gözününüzü açın artık. bu çocuk çok yetenekli ama çokta bencil.

  52. gerçekler daha nasıl anlatılabilir?eline sağlık Ali bey,çok güzel bir yazı…kör-kütük fanatiği oldukları hamiltonun her hatasını bir şekilde haklılığa dönüştürmeye çalışanlar bir kez daha çark etti hamiltonun bu özründen sonra.

  53. Arkadaşlar bakış açınızı bazen anlamıyorum kendini kanıtlaması için illaki kötü bir araçlamı kanıtlaması lazım ? Schumacher,Alonso gibi pilotlar kanıtlamıştır (Güncel pilotlar için konuşuyorum )
    Vettel'in toro rosso ile galibiyeti var doğrudur mesela Rosberg'in galibiyeti yok ama iyi pilot diyoruz.
    Mesela Hamilton'un eline hiç çok kötü araç geçmedi bir 2009 da kötüydü sezon ortasında geliştiler hatta yanlış hatırlamıyorsam 2 galibiyetleri bile var.
    Mesela Rosberg'in eline hiç iyi araç geçtimi kendini kanıtlaması için ?Kumaşı belki bir Hamilton Alonso kadar değil ama iyi pilot diyoruz birazda şans meselesi

  54. 1. Hamilton çok iyi bir pilot
    2. Onun kadar iyi bir pilot şu an f1'de çok az var.
    3. Alonso da çok iyi bir pilot
    4. Hamiltonun alonsodan daha fazla "kasıtlı" hata yapmasına ihtiyacı yok!
    5. Şumi de iyi bir pilot
    6. Şuminin hata oranını yakalaması yeterlidir Senna kadar efsane olabilmesi için

    Şunu not düşeyim, herhangi bir pilotun taraftarı değilim. Sadece Formula 1 yarışı taraftarıyım. Öyle körü körüne takım veya pilot tutanlar APTALCA atlamasınlar.

    İyi atak yapılan (o son turda webberin kobayashiye yaptığı, şuminin yaptıkları) yarışlar istiyorum. ister hamilton yapsın ister karthikeyan. Ben yarış istiyorum. Ama hakkıyla! Özürlerle veya takım emirleriyle değil!

  55. Bencede hatalarından ders çıkarması lazım,aklını başına devşirmeli.5 yıldır f1de ama ilk gün yaptığı saçma hataları halen sürdürüyor sonrada özür dilerim diyor.Evet hatayı anlayıp özür dilemek erdemdir ancak aptallar aynı hatayı defalarca yapar veya bunda diretir.Konuya çok güzel bir bakış açısı getirilmiş son paragrafta vurgu yapılan tamda gerçekleşmiş durumda

  56. Yazı güzel midir? bence değil. Okuması zevkli miydi? Evet.

    Lewis hakkında kişisel yargına saygı duyarım. Ama bazı gerçekler vardır bu dünyada.

    Lewis neden çok ünlü bir menejer seçtiği ile başlar bu. Bunu herkesin bilmesi lazım. Senna bunu ilk Monaco yarışında öğrenmişti hatırlarsanız. Politika!

    Prost için söylenmiş bir söz var; "oyunu diğerlerinden daha iyi oynardı." Burda ki anlatılmak istenilen çok net bana kalırsa. Formula 1 de sadece hızlı olmak yetmez.

    Kimi ye söylediği söz o yarıştan sonra verilen kararla çok orantılı bence. Siz bana ise, bende size hesabı ki bence çok güzel.

    Vettel e herkes Alonso ve Lewis e rakip olamaz derken kaç senedir iyide, bunu Lewis Catalunya dan sonra RB nin gücünü vurgulayıp Vettel i rakip görmemesi mi senin gözüne çarptı? Garip….

    massa ya yaptığı atağa gelelim. Orda kimse bana Lewis in suçlu olduğunu anlatamaz. Çünkü çok açık ve net bir şekilde Lewis in telsizden anlatığı gibi oldu. Aynı şekilde maldonado olayında olduğu gibi. Yani geçin bunları.

    Lewis hiç mi yanlışı yoktur? Tabi ki var. Yaptığı kabahat olmasa bile her defasında özür dilemesi benide sinirlendiriyor. geçen hafta yaptığı şaka da yanlıştı.

    Sporcusun diye rakiplerine saygı göstermek zorunda değilsin. Böyle bir kanun yok çünkü. Lewis tüm gridi geçtiği yarışlar oldu. Monza 2008 de şikanlarda geç fren yaptı diye rakipleri laf atması onu alakadar etmez. Bu onların küçüklüğüdür.

    Asıl önemli konu, Lewis doğrudan McLaren da yarışması. Bu adam 21 ne gelene kadar evde mi oturdu? Sonra PS3 bırakıp da mı geldi McLaren a? Doğrudan McLaren da yarışması onun ne kadar büyük bir iş yaptığını gösterir. Yarıştığı her seride GP2 hariç 2. senesinde şampiyon olmuş biri.

    Bizim sporbakanını deyimiyle GP2 en iyi araç ondaydı ondan şampiyon oldu değil yani. Bu o sporbakanını armutluğu. Daha GP2 serisini bilmiyor.

    Yazsam daha da yazarım belki ama bitireyim. Son olarak herkes araç sürer ama herkes F1 aracı süremez. Bu dünyada bir Lewis Hamilton geçeği var. Ve bu uzun bir süre olucak inşallah. Yani kimseye rahat yarışmak yok.

  57. Konuya mükemmel bir bakış açısı olmuş. Hamilton hala çocuk gibi davranıyor ama bu gidişle çok geç büyüyecek. Umarım pişman olacağı kadar geç olmaz. Kendisini üstün görme takıntısından vazgeçmeli. Başkalarının başarılarını küçük görmesi de ayrı bir konu. Vettel, Toro Rosso ile yarış kazanmış bir pilottur. Hamilton hiç o konumda olmadı.

  58. Dostum söylediğin şeyler doğru ama bu kadar üstüne gitmemek lazım.
    Bu çocuk çok hırslı çok hızlı seyir zevki veriyor ama kontrolsüz güç güç değildir derler.
    Saf hız bakımından çok iyi ama dengeyi yakalaması gerekli

  59. bence yazdıklarınız hamilton'un kafasında bitirip bunlara ispatlamak için yazılmış.sakin bir dil yok kesinlikle.mesela hamilton'a kızmanız değil, diğer klasik fanlar gibi saldırmak için bahane aramanız.söylediği her laftan bir mana aramak olmuş.acaba geçen hafta hamilton acayip bir yere basma gücünüz var dediğinde mi ilk olarak düşündünz, yoksa monaco'da yaşadıklarınızdan sonra 'aa bu adam kötüymüş, demekki burda da bi kötü mana arayalım' diye mi yola çıktınız. mesele hamilton suçsuz veya değil, bu kadar artniyetle yola çıkılmaz.alonso veya takım emri yapan mclaren suçsuz değil, buna karşı çıkan mı suçlu.yapmayın lütfen, bu çok klasik bir sinir dolu bir fanın yazısı olmuş, normalde okumayacaktım ama ali ünal yazdıysa bir bildiği vardır demiştim.neyse objektif düşünceden biri daha kayar ama biz onu gözümüzde bitti diye değerlendirme yapmayız.

  60. bence yazdıklarınız hamilton'un kafasında bitirip bunlara ispatlamak için yazılmış.sakin bir dil yok kesinlikle.mesela hamilton'a kızmanız değil, diğer klasik fanlar gibi saldırmak için bahane aramanız.söylediği her laftan bir mana aramak olmuş.acaba geçen hafta hamilton acayip bir yere basma gücünüz var dediğinde mi ilk olarak düşündünz, yoksa monaco'da yaşadıklarınızdan sonra 'aa bu adam kötüymüş, demekki burda da bi kötü mana arayalım' diye mi yola çıktınız. mesele hamilton suçsuz veya değil, bu kadar artniyetle yola çıkılmaz.alonso veya takım emri yapan mclaren suçsuz değil, buna karşı çıkan mı suçlu.yapmayın lütfen, bu çok klasik bir sinir dolu bir fanın yazısı olmuş, normalde okumayacaktım ama ali ünal yazdıysa bir bildiği vardır demiştim.neyse objektif düşünceden biri daha kayar ama biz onu gözümüzde bitti diye değerlendirme yapmayız.

CEVAP VER